Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/14037 E. 2025/10972 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/14037
- Karar No
- 2025/10972
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/879 Esas, 2024/2387 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/26 Esas, 2023/101 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Van ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 229 parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arazi olarak nitelendirilmesi gerekirken arsa olarak nitelendirilmek suretiyle kamulaştırma bedelinin hesaplanmasının hatalı olduğunu, emsalin uygun nitelikte olmadığını, dop kesilmek suretiyle bedelin belirlenmesi gerektiğini, bedelin fahiş olduğunu, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmazın satış tarihinin dava tarihinden önce ve tapuda yapıldığı, bu satışın özel nitelikte olmadığı ve emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, emsal ile dava konusu taşınmazın mevkii, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek değerinin hesaplandığı, dava konusu ve emsal taşınmazların vergi değerleri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında ters orantı bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu taşınmazın m2 birim fiyatının dava tarihi itibari ile 177,31 TL olarak tespitinde, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı düzergahı dikkate alınarak hesaplanan irtifak değer düşüklüğü oranına göre irtifak bedeli hesaplanmasında, mahkemece yapılan bu hesaplamaya göre, daha önce acele el koyma dosyasında hükmedilen bedelin mahsup edilerek davalılara düşen hisse bedellerinin belirlenerek kararla birlikte davalılara ödenmesine ve dava tarihinden 4 ay sonrasından karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesinde istinaf nedenlerine göre bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkamesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve yine aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespit edilmesi yerindedir. 3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı göz önüne alındığında, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.