Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/14017 E. 2025/10962 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14017
Karar No
2025/10962
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1199 Esas, 2024/2743 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/613 Esas, 2023/54 Karar Taraflar arasındaki mülkiyeti davacılara ait taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırı içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin asıl dava ile ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine yönünden başvurunun esastan reddine, davacılar yönünden başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin maliki olduğu İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... köyü 296 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan orman kadastrosu sonucunda dava konusu taşınmazın orman sınırları içine alındığını ve tapu kaydına şerh konulduğunu, bu durumun müvekkillerinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini belirterek müvekkillerinin uğradığı zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu işlem ... tarafından gerçekleştirildiğinden davanın bu idareye ihbar edilmesi gerektiği ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davada hükmedilen bedel yönünden vekalet ücretinin eksik hesaplandığını, faiz başlangıç tarihinin tazminat hesaplamasında esas alınan tapu iptal tarihi olan 01.06.2020 tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu işlem ... tarafından gerçekleştirildiğinden, müvekkili Hazine yönünden husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesini, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi şartlarının oluşmadığını, orman olan ve bilirkişilerce de eğimli olduğu tespit edilen bir taşınmazın değerinin tarıma uygun olduğu kabul edilmek suretiyle tarla geliri esas alınarak belirlenmesinin doğru olmadığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, belirlenen tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesinin hatalı belirlendiğini, davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin yüksek hesaplandığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın orman vasfında olması sebebiyle tapusunun iptal edilmesi sonucu davacıların zararın oluştuğu, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca zararının karşılanması gerektiği, dava tarihi itibari ile dava konusu taşınmazın niteliğinin İlk Derece Mahkemesince arazi olarak belirlenerek net gelir yöntemi ile değerinin usulüne uygun olarak tespit edildiği, takdir edilen bedelin adil ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşıldığından tazminat talebinin kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, bu nedenle davalı Hazine vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verildiği, davacılar vekilinin istinaf itirazlarına gelince İlk Derece Mahkemesince karar tarihi olan 2023 yılı itibarıyla asıl davada Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca toplam 355.792,50 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken eksik vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı, ayrıca İlk Derece Mahkemesince tapu iptal kararı dava tarihinden sonra kesinleştiğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru ise de davacılar vekilinin gerek istinaf dilekçesinde gerekse istinafa cevap dilekçesinde davalı Hazinenin faizin başlangıcı yönündeki itirazlarını kabul ederek tapu iptal tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek 01.06.2020 tapu iptal tarihi itibarıyla faize hükmedilmesini kabul ettiğinden kabul doğrultusunda faizin başlangıç tarihinin tapu iptal tarihi olarak düzeltilmesine karar verildiği gerekçesiyle davalı Hazine yönünden başvurunun esastan reddine, davacılar yönünden başvurunun kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; davacı adına kayıtlı dava konusu İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, ... köyü 296 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu bölgede yapılan orman sınırlandırma çalışmalarında dava konusu taşınmazın tamamının orman sınırlarına alındığı ve orman tahdit sınırları kapsamında kaldığının kesinleşmesiyle taşınmazın tapu kaydına orman olduğu şerhinin 28.11.1995 tarihinde konulduğu ve inceleme konusu dosyanın yargılaması devam ederken dava konusu taşınmazın tamamının ... tarafından açılan dava sonucunda İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/27 Esas, 2018/346 Karar sayılı ilâmı ile orman tahdit sınırı içinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz incelemesinde geçerek 01.06.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. 3. Dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yöntem itibarıyla yerindedir. 4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Değerlendirmenin dava tarihine göre yapılması gerektiği halde, tapunun iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleşme tarihinin esas alınması suretiyle bedel belirlenmesi doğru bulunmamıştır. 6. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda zemin bedelini belirlemede esas alınan kuru arazide yetişen buğday, buğday samanı ve kavun ürünlerinin değerlendirme yılı olan 2020 yılı itibarıyla dekar başına asgari ve azami verim miktarını, ayrıntılı üretim giderini (harcama kalemlerini tek tek gösteren) ve kilogram başına toptan satış fiyatını gösteren Eyüp İlçe ... Müdürlüğü ile İstanbul İl ... Müdürlüğünden alınan resmi veri cetvellerinin getirtilip bilirkişi raporunun denetlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi isabetli değildir. 7. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda toplam 19.070.134,58 TL tazminat bedeli hesaplanmasına rağmen, gerekçesi gösterilmeden toplam 19.570.134,58 TL tazminata hükmedilmesi hatalıdır. 8. Asıl dava ile birleştirilen ek dava aynı hukukî nedene dayalı olarak açıldığından, davacılar lehine toplam bedel üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, asıl ve birleştirilen davalar yönünden ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyasın 6100 sayılı Kanunun 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/14017, K. 2025/10962, T. 10.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-14017-e-2025-10962-k-ca037e15624a