Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13762 E. 2025/11489 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13762
Karar No
2025/11489
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2206 Esas, 2024/1831 Karar KARAR : Usulden ret / Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/79 Esas, 2023/436 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun ecrimisil istemi yönünden miktar itibarıyla kesin olduğundan usulden reddine, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemi bakımından ise istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Hükmedilen ecrimisil bedelinin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, ecrimisil yönünden davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin tazminat istemi yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin paydaşı olduğu ... ili, ..., ... Mahallesi ... ada 2 parsel sayılı taşınmazın uygulama imar planında ile sosyal kültürel tesis alanı olarak ayrıldığını ve .... ada 3 parselin imar planında spor alanı olarak ayırlığını, aynı zamanda yol yapılarak fiilen el atıldığını, davalı tarafça kamulaştırma işlemi yapılmadığını, bedel de ödenmediğini ileri sürerek 10.000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının ve ecrimisilin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşımazların bedelinin yüksek belirlendiğini, emsalin uygun emsal olmadığı gibi dava konusu taşınmazların değerli kabul edilmesinin doğru olmadığını, davacı lehine hükmolunan vekâlet ücreti ve yargılama giderinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlardan ... Mahallesi ... ada 3 nolu parselin yürürlükte olan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında “spor tesis alanı” olarak planlandığı, fen bilirkişisi raporunda “A” harfi ile gösterilen 1.460,00 m² sinin yol olarak kullanıldığı, “B” harfi ile gösterilen 480,00 m²sinin ise betonlanmış açık otopark olarak kullanıldığı, .... Mahallesi .... ada 2 nolu parselin imar planında “sosyal tesis alanı ”olarak planlandığı, fen bilirkişisi raporunda “A” harfi ile gösterilen 400,00 m²lik kısmının yol olarak ve geriye kalan 3.786,06 m²'lik kısmının ise zeminin betonlanmış olarak açık otopark olarak kullanıldığı belirtilerek taşınmazların arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek, emsal karşılaştırılması yoluyla değerinin tespit edilmesinin ve davacının payına düşen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinin doğru olduğu, Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu; ancak İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maktu karar harcına hükmedilmiş ise de taşınmaza fiilen el atılmış olması ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarihli ve 2023/7138 Esas, 2023/8034 Karar sayılı kararı gözetildiğinde 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının eldeki dava yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından hüküm bu yönden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmazlara fiilen el atıldığından davacılar payına düşen bedelin davalı idareden tahsiline, değerlendirme tarihi dava tarihi olduğundan dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, taşınmazlardaki davacılar payının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdarenin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin MİKTARDAN REDDİNE; B. Davalı İdarenin Kamulaştırılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili İstemi İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13762, K. 2025/11489, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13762-e-2025-11489-k-5caef19b76ad