Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13703 E. 2025/10270 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13703
- Karar No
- 2025/10270
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1198 Esas, 2024/2086 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Adıyaman 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/151 Esas, 2024/117 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsili istemine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilerinin murisi ... ve ... oğlu 01.07.1894 doğumlu ... adına kayıtlı iken I-Cilt:..., sayfa:..., sıra:..., Temmuz ... tarihli, Cilt:..., Sayfa: ..., Sıra: ..., 25.02.1057 tarihli, Cilt:..., sahife:..., sıra no:..., 15.04.1958 tarihli, Adıyaman ili, Merkez ... Mahallesi ... mevkiinde, II-a)cilt: ..., sayfa no: ..., sıra no: ... ve 12.11.1956 tarihli, b-Cilt: ... sayfa: ..., sıra: ... Kanunisani 1926 tarihli, c-cilt: ..., sayfa:..., sıra no:... Eylül 1939 tarihli ( her üç taşınmazın) Adıyaman ili, Merkez ... Mahallesi ..., ... ve ... mevkiinde kain taşınmazlara davalı idare tarafından yapılan yol genişlemesi çalışmaları neticesinde kamulaştırılmaksızın fiilen el atıldığını ve kamu hizmetine tahsis edildiğini, söz konusu taşınmazların bedelinin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun'un) Geçici 6 ncı maddesi uyarınca "fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile" şimdilik 1.000,00TL sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacı müvekkillerine verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı idareye yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; idare tarafından yapılan arşiv incelemesi neticesinde dava konusu Cilt:..., Sayfa:..., Sıra No:...' de kayıtlı taşınmaz ile ilgili eski kamulaştırma planlarında Adıyaman ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... oğlu ... adına kayıtlı 75 parsel sayılı taşınmaz olarak sınırlandırılmış olup, 30.11.1956 tarih ve 1956/178 sayılı Adıyaman Vilayeti idare heyeti kalemi kararına istinaden 2319 m²'sinin kamulaştırıldığı, Adıyaman Tapu Müdürlüğünce 26.07.1958 tarih ve ... sayılı yazısı neticesinde terkin işleminin sonuçlandığı, taşınmazın bedelinin taşınmaz sahibine 27.07.1958 tarihinde ödendiği, davacı vekilinin aynı parsel için Adıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/155 Esas, Adıyaman 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/146 Esas. yargılama devam ederken Adıyaman 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/689Esas ve 2016/702 Esas sayılı dava dosyası için ise birleştirmesine karar verilmesini, dava konusu 75 parsel için herhangi bir kamulaştırmanın söz konusu olmadığı, yine davacılarca 75 parsel için açılan davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12 nci maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddinin gerektiği, 3402 sayılı Kanun uyarınca 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağını, dava açılamayacağı, tüm bu nedenlerle açılan davanın öncelikli olarak hak düşürücü süre göz önüne alınarak usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise hukuki dayanaktan yoksun usul ve kanuna aykırı davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlışılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; idarenin, dava konusu taşınmazlara yol yapılmak suretiyle el attığı, yola katılan taşınmazlara davalı idare tarafından yol genişletilmesi çalışmaları neticesinde kamulaştırmaksızın fiilen el atılmış, davalı idare tarafından herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmamış ne müvekkiller murisine ne de mirasçı müvekkillere herhangi bir bedel ödemesi yapılmadığı ve tebligat yapılmadığını, karayolu geçirilmiş kamulaştırma tamamlanmayarak yarım bırakıldığı gerekçeleri ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu kök parselin gittisi olan 15.05.1958 tarih ve ... sıra nolu tapu kaydı ile 2.319,00 m² alanın kamulaştırılan taşınmaz olarak davalı idare adına tapuya kayıt edildiği, bu kısım dışında dava konusu taşınmazlara farklı bir kamulaştırmasız el atmanın olmadığının fen bilirkişi raporu ile açıkça belirlendiği, davacılar murisinin ise dava konusu alanı rızası ile davalı kuruma sattığı ve parasını aldığının sabit olduğu, resmi senet üzerinde bu hususta beyanı ve imzasının mevcut olduğu, resmi senet niteliğindeki tapu kaydının aksinin ancak aynı kesinlikte bir delil ile ispat edilmesinin gerektiği, fen bilirkişi raporunda kamulaştırılan alandan fazla bir alanın kullanılmadığının açıkça belirlendiği anlaşılmakla; davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsili istemine istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.