Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9929 E. 2025/7100 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9929
- Karar No
- 2025/7100
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1948 Esas, 2024/1046 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Espiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/80 Esas, 2022/33 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ...ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 84 ada 57 parsel sayılı taşınmazda davacının payının bulunduğunu, söz konusu taşınmaza dere ıslah çalışması neticesinde fiilen el atıldığından uzlaşma başvurusunda bulunduğu halde idarenin talebi reddettiğini, bunun üzerine kamulaştırmasız el koyma nedeniyle tazminat davasının açıldığını, yargılama neticesinde bozma sonrası ıslah yapılmadığından taleple bağlı kalınarak bozma öncesi 1085.215,40 TL bedel belirlendiğini ve kararın kesinleştiğini, Espiye Asliye Hukuk Mahkemesinde kesinleşen davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu, davanın bozma sonrası hesaplanan 1.367.739,66 TL üzerinden fark bedel olan 282.524,26 TL'ye ilk dava tarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalı idareden tahsilini ayrıca yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, gerek Yargıtay kararları gerekse doktrin uyarınca kamulaştırmasız el atmadan söz edebilmek için öncelikle idarenin dava konusu taşınmaza taş dökmek, yol yapmak veya taşınmaz üzerinde imalat yapmak gibi fiili bir müdahalesinin bulunması gerektiğini, fiili bir müdahale söz konusu değilse artık kamulaştırmasız el atmadan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle yersiz ve mesnetsiz olan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin ek dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel Mahkemece verilen kabul kararı, kararın davacılar tarafından temyiz edilmemesi üzerine davacılar açısından kesinleştiğini, söz konusu kararın idare açısında temyiz edilerek üst Mahkemece İdare lehine bozulmasına rağmen dosyada aldırılan bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın değerini daha fazla belirlendiğini, davacılar açısında davanın kesinleşmesi nedeniyle kesinleşen bedel üzerinden hüküm kurduğunu, mahkemece hatalı olarak davanın kabulüne karar verildiğini, davacılar açısında Espiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/278Esas, 2016/181Karar sayılı dosyanın kesin hüküm oluşturduğunu, sonrasında bilirkişi heyetince taşınmazın daha fazla bedelde olduğunun tespitinin kesin hüküm sonuçlarını ortadan kaldırmadığını, mahkeme davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar vermesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Espiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli ilk hükmünü yalnızca davalı idare vekili tarafından temyiz yoluna başvurulduğundan, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 2020/4971Esas, 9369Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere ilk hükümde belirlenen tazminat tutarı bakımından davalı idare yararına usulî kazanılmış hak oluşmuş ve somut olaya usulî kazanılmış hakkın istinasını oluşturan haller bulunmadığından, davacı yanın bakiye alacağı da bulunmamaktadır. Mahkemece usulî kazanılmış hak prensibi gözetilerek davanın reddine karar verilecek yerde, yasal olmayan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup, kabule göre de, davalı idare harçtan muaf olduğu halde dava harçlarının davalı idareye yüklenmesine karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükümde görüldüğü üzere mahkemece fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması hüküm altına alınarak müvekkilin fazlaya ilişkin hakları saklı tutulduğunu, bu nedenle müvekkilce karara karşı temyiz yoluna başvurulmadığını, hal böyle iken davalı idare aleyhine usuli kazanılmış hak doğduğunun kabulü hatalı olduğunu, Espiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/278 Esas sayılı dosyası kapsamında karara konu edilen dava değeri için alınan bilirkişi raporuna süresi içinde itiraz edilerek bu bedelin gerçek değeri yansıtmadığı beyan edildiğini, bu sebeple de asıl olarak dava değerinin belirlendiği raporda itirazlarının baki olduğunu, diğer taraftan Espiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/278 Esas, 2016/181 Karar numaralı dosyasında verilen kararın bozma sonrasında ıslah işlemi yapılmasının hukuken mümkün olmaması nedeniyle dava değeri artırılmadığını ve bu nedenle de hükmedilen tazminat miktarı yönünden karara karşı temyiz yoluna başvurulmadığını, işbu dava ek tazminat bedeli istemiyle ikame edildiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ilk davada saklı tutulan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin tahsiline ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Taraflar arasında görülüp kesinleşen önceki davada ilk karara karşı davacı tarafça kanun yoluna başvurulmamış, karar idare temyizi üzerine bozulmuştur. Aleyhine kanun yoluna başvurmadığı ilk kararda hükmedilen bedele razı olan davacının bozma sonrası artan bedeli talep etme hakkı aleyhe hüküm verme yasağı gereği bulunmamaktadır. Bu itibarla bozma sonrası artan bedel için açılan ek davada davanın reddine karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanun uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 saylı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.