Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13657 E. 2025/11480 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13657
Karar No
2025/11480
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3011 Esas, 2024/2804 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/209 Esas, 2023/124 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kamu düzeni gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu .... ili, ..., .... Mahallesi ... ada .... parsel sayılı taşınmaza davalı idarece fiilen el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atmaya dayalı taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın özel spor tesisi kullanımında bulunduğunu, kamulaştırma işlemine gerek bulunmadığını, fiili elatmanın bulunmadığını, bedelin çok yüksek olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ..., .... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan arsa vasıflı 21544,40 m² yüzölçümlü .... ada 6 parselde davacının malik bulunduğu, taşınmazın imar planında Ticari Rekreasyon Alanı olarak ayrıldığı ve ... ada 4 parselde yapılan parselasyon planı sonucu oluştuğu, 4 ve 5 parsellerin park ve rekreasyon alanı olarak düzenlendiği, .... Vadisi Rekreasyon alanı yapım işinin bir bütün olduğu ve tüm vadiyi kapsadığı, vadide futbol sahası, idari binalar, park alanları ve ağaçlandırmaların yapıldığı ve düzenleme çalışmalarının devam ettiği, keşif sonrası alınan bilirkişi raporlarına göre parsel üzerinde bazı gecekonduların yıkıldığı, arazi tesviye ve ağaçlandırma işlemlerinin başladığı, davacı hissedarın parsel üzerine yapı yapma imkanının kısıtlanmış olduğu ve belediyenin uygulamaya koyduğu plan ve proje bütünlüğü göz önüne alındığında fiilen el atma olgusunun gerçekleştiği, bedelsiz terk koşuluna bağlı 12 nolu plan notunun şehircilik ve planlama ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle Ankara 17.İdare Mahkemesinin gerek 11.04.2014 tarihli ve 2013/1072 Esas, 2014/708 Karar sayılı kararı, gerekse 2014/121 Esas, 2014/677 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği, iş bu iptal kararlarının Danıştay 6.Dairesinin 2014/9022 Esas, 2014/9202 Karar ve 2015/1402 Esas, 2018/3224 Karar sayılı ilamları ile onanarak kesinleştiği, bu itibarla bedelsiz terke ilişkin dayanak maddenin ortadan kalktığı ve genel düzenleyici idari işlemin iptali niteliğinde olup herkesi bağladığı da dikkate alındığında yolsuz tescilin söz konusu olmadığı, aynı taşınmazın paydaşları tarafından açılan davalarda tespit edilen bedellerin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, emsal incelemesi sonucu yapılan kıyaslamalarla belirlenen bedel ile güçlü delil niteliğindeki onanarak kesinleşen birim fiyatların iş bu dava tarihine eskale edilmesi suretiyle bulunan bedel ile uyumlu olduğu anlaşılmış olup, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline dair kararda bir isabetsizlik görülmemiş; ancak Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 14.11.2023 tarihli ve 2023/4852 Esas, 2023/10934 Karar sayılı kararı ile 28.09.2023 tarihli ve 2023/7077-8035 sayılı " 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanun'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda uygulanamayacağına" dair Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararı gereğince ve fiili el atmanın varlığı kabul edildiğinden nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiğinden, kamu düzeni gereğince yapılan değerlendirme sonucu İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre, görev, yetki, derdestlik itirazlarının bulunduğu ve bedelsiz terk hususunun dikkate alınması gerektiği hususlarını ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmaz bedelinin sorumlu davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Dosya içindeki bilgi ve belgelere ve Dairemiz denetiminden geçen dosyalar gözetildiğinde davalı idarece dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atıldığı anlaşıldığından nispi harca hükmedilmesi doğrudur. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğundan, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13657, K. 2025/11480, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13657-e-2025-11480-k-bc1080b370ca