Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13644 E. 2025/10668 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13644
- Karar No
- 2025/10668
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/418 Esas, 2024/1682 Karar KARAR: Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/136 Esas, 2023/276 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Trabzon ili, Ortahisar ilçesi, ... Mahallesi 1950 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı hâlde, imar planında eğitim tesis alanı olarak ayrıldığını, bu nedenle mülkiyet hakkının kısıtlandığını, taşınmaza hukuken el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yargı yolu engeli nedeniyle, husumet yokluğu nedeniyle, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinî talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın konum itibarıyla çok değerli bir yerde olduğunu, bilirkişilerce tespit edilen metrekare değerinin çok düşük olduğunu, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların Mahkemece dikkate alınmadığını, Mahkemece yüksek enflasyon ve Türk Lirasındaki hızlı değer kaybı dikkate alınmadan %9 yasal faize hükmedilmesinin davacının mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, hüküm tarihinin değil de davanın açıldığı tarihin verilerinin esas alınmasının önemli kayıplara ve adaletsizliğe neden olduğunu, davalı aleyhine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuk kurallarına aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın tamamının tapu kaydının davacıların hissesi oranında iptali ile eğitim tesis alanı vasfı ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmiş ise de taşınmazın tapu kaydına "Milli Eğitim Bakanlığının Muvafakatı alınmadıkça satılamaz ve başka hizmetlere tahsis olunamaz” şeklinde şerh konulmasına hükmedilmediğini, davalı kurum harçtan muaf olmasına rağmen yargılama gideri adı altında 64,00 TL vekâlet harcı, 100,80 TL vekâlet pulu ve 1.274,90 TL keşif harcı alınmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı ... Bakanlığının taraf sıfatının bulunmadığını, pasif husumet eksikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacı yönünden mülkiyet hakkının belirsiz süre kısıtlanış olması şartının gerçekleşmediğini, taşınmaz üzerinde fiilen bir el atmanın olmadığını, hükmedilen tazminat miktarının çok yüksek olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek, emsal karşılaştırılması yoluyla değerinin tespit edilmesinin ve belirlenen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalı idareden tahsiline karar verilmesinin doğru olduğu, taşınmazın kapama fındık bahçesi niteliği sebebiyle kaim değer yöntemine göre tespit edilen ağaç bedelinin zemin bedeline eklenmesinde, husumetin davalıya yöneltilmesinde, vekâlet harcı ve pulunun davalıdan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı; ancak 7421 sayılı Kanun' un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4' ün "... Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir...." hükmü vekâlet ücretinin belirlenmesine dair olmamakla ve dava değeri para ile ölçülebildiğinden vekâlet ücreti genel hükümlere göre nispi olarak belirlenmelidir. Anılan madde gerekçesinde vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiği yazılı olsa da kanun koyucunun iradesinin maddede yazılı olduğu şekilde ortaya konulması sebebiyle vekâlet ücretinin nispi olarak belirlemesi gerekirken maktu olarak belirlenmiş olması ve tapu kaydının iptali ve tescil hükmünün, dosyalarında tek davacının bulunduğu gözetilerek sadece davacı yönünden kurulması gerekirken infazda tereddüt uyandıracak şekilde birden fazla davacı olduğunun kabulü suretiyle ve yine taşınmazın tamamına el atılması sebebiyle tescil hükmünün davacının taşınmazdaki payının iptali suretiyle kurulması gerekirken taşınmazın bir kısmındaki payının iptali ile tescil hükmü kurulması doğru görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki Trabzon ili, Ortahisar ilçesi, ... Mahallesi 1950 ada 1 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihi itibarıyla değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3.Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, imar planında eğitim tesis alanı olarak ayrıldığı ve dava konusu taşınmazın uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığı ve 2942 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesi gözetilerek alınan rapora göre taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğrudur. 4. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin tüm, davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Hukuken el atılan dava konusu taşınmaza davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin tüm, davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; vekâlet ücretine ilişkin (6) numaralı bendi hükümden tümüyle çıkartılarak yerine “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.