Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13602 E. 2025/9986 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13602
- Karar No
- 2025/9986
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/135 Esas, 2024/467 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde bırakılması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilerek, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesi 9318 ada 20 parsel (eski 173 parsel) sayılı taşınmaza malik olduğunu, anılan taşınmazın 2008 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığını, dolayısı ile davacıların taşınmaz üzerindeki tasarruf imkanını yitirdiğini, bu durumun 4721 Sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince Devletin sorumluluğunu doğurduğunu belirtip fazlaya ilişkin haklarını da saklı tutmak sureti ile hak edilen maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazlarının olduğunu, zaman aşımı itirazlarının olduğunu, husumet itirazlarının olduğunu, öncelikli olarak Mahkemece tapu malikleri tarafından şerhin kaldırılması istemiyle dava açılıp açılmadığının tespitinin yapılması ve şerhin kaldırılmasına yönelik herhangi bir dava açılmamışsa hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, öte yandan tazminat talep edilebilmesi için ya sözleşmeye aykırılığın ya haksız bir fiilin yahut sebepsiz zenginleşmenin bulunması gerektiğini, dava konusu olayda bunların hiçbirinin söz konusu olmamakla birlikte haksız fiil teşkil eden kamulaştırmasız el atma unsurunun şartlarının dahi oluşmadığını, dava konusu taşınmaz üzerine devredilemez şerhi konulması mülkiyet hakkını kısıtlayıcı bir işlem olarak kabul edilemeyeceğinden ve ortada zarara sebep olabilecek bir tapu iptal işlemi de bulunmadığından haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2022 tarihli ve 2022/211 Esas, 2022/356 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 21.11.2022 tarihli ve 2022/2393 Esas, 2022/2927 Karar sayılı kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, dava konusu ... ili, ..., ... Mahallesi 9318 ada 20 parsel sayılı 1.611,98 m² yüzölçümlü taşınmazın kök tapu kaydının; eski tapu kaydına dayanılarak 173 parsel sayısı ile 7.400,00 m² yüzölçümü ile 31.01.1974 tarihli arazi kadastrosu ile davacılar murisi adına kayıt ve tescil edildiği, arazi kadastrosunun kesinleşmesinden sonra da dava konusu taşınmazın 2008 yılında yapılan orman kadastrosu ile orman tahdit sınırları içerisine alındığı ve orman sınırlandırmasının da kesinleştiği, buna göre 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tapu sicilinin yanlış tutulmasından kaynaklanan sorumluluk şartlarının oluştuğu anlaşıldığından işin esasına girilerek yapılacak inceleme sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğundan davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin düşük olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/211 Esas, 2022/356 Karar sayılı karar ile davanın reddine karar verildiğini, davacının istinaf başvurusu üzerine istinaf başvurusunun esastan reddedildiğini; ancak hatalı şekilde karar temyiz yolu açık verildiğini, daha sonra Yargıtay 5. Hukuk Dairesi tarafından son derece hatalı bir şekilde kesin karara ilişkin bozma kararı verilmesinin hatalı olduğunu, orman kadastrosunun kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacıların payları üzerinde... Vakfı şerhi olduğunu ve buna ilişkin araştırma yapılmadığını, tapuda orman şerhi olmadığını mülkiyetin kısıtlanmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Tapu kaydı mahkeme kararı ile iptal edilen arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak bedel belirlenmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Buna karşın, dava konusu taşınmaza çok yakın konumda olan 13088 ada 3 parsel (eski 280 parsel) sayılı taşınmaza ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/545 Esas, 2023/407 Karar sayılı dosyasında 2020 yılı itibarıyla 816,00 TL/m² birim fiyat takdir edildiği ve bu bedelin Dairemizin denetiminden geçerek 2024/293 Esas, 2024/5478 Karar sayılı kararı ile onandığı anlaşıldığından dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan taşınmaz için tespit edilen metrekare değerinden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
4. Dava konusu taşınmazın tapuda kaydındaki şerhe konu vakfın mukaatalı ve ... vakıf olup olmadığının araştırılması ve ... vakıf olduğunun anlaşılması durumunda ... Genel Müdürlüğü davaya dahil edilerek taviz bedeli hususu değerlendirilip, taşınmazın taviz bedeline tabi taşınmaz olduğunun tespiti halinde taviz bedelinin bu idarenin hesabına aktarılması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Taraf vekillerinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.