Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13321 E. 2025/10695 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13321
- Karar No
- 2025/10695
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/129 Esas, 2024/2373 Karar KARAR: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/71 Esas, 2023/379 Karar Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesi gereği tapu kaydındaki yüzölçümün azalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Hazinesinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... Müdürlüğünün istinaf başvurusunun kabulü, davacı vekili istinaf başvurusunun kısmen kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... Müdürlüğü yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, ... Hazinesi yönünden davanın talep gibi kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek,Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Aydın ili, Efeler ilçesi, ... Mahallesi 3 pafta 59 numaralı parselde bulunan 17.500,00 m² olan tarlayı tapudaki miktarı esas alarak 11.01.1993 tarihinde iyi niyetli olarak devletin tuttuğu tapu kayıtlarına güvene dayalı olarak aldığını, bu yüzölçümü üzerinden satın aldığı kişiye de ödeme yaptığını, sonradan yapılan kadastro çalışmaları sırasında 576,59 m² eksik olarak tescil ve tespit edildiğini, bu nedenle Aydın Kadastro Mahkemesinde açtığı davanın reddedildiğini, yaptığı temyiz başvurusunun da reddedildiğini, bu durumun mağduriyetine neden olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın 576,59 m²lik kısmının rayiç bedelinin, eksik tesciline neden olan mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından Aydın Kadastro Mahkemesinde kadastro yenileme çalışmalarına karşı açılan davanın reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, kararda da anlaşılacağı üzere davacının fiilen kullandığı alanda azalma meydana gelmediğini, davacının şimdiye kadar böyle bir başvuruda bulunmayıp şimdi yenileme çalışmaları sırasında düzeltilen hata nedeniyle zarara uğradığı iddiasının iyi niyetli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet bakımından reddini talep ettiklerini, davacı tarafından Aydın Kadastro Mahkemesinde kadastro yenileme çalışmalarına karşı açılan davanın reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın ilk ölçümünde hataen fazla hesaplandığını, tapu kaydındaki yüz ölçümünün bu sebeple gerçek yüz ölçümünden fazla göründüğünü, yenileme çalışmaları ile ilk tesis kadastrosundaki hataların giderildiğini ve davacıya ait taşınmazın doğru olan yüzölçümünün belirlendiğini, bu nedenle davacının tazminat talebinde bulunmasının doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile ... Müdürlüğü yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının haksız ve hukuka aykırı olup düzeltilmesi gerektiğini, faizin başlangıcının kadastronun kesinleştiği tarihten başlatılması taleplerinin dikkate alınmadığını, hükmedilen miktarın çok düşük olduğunu, sanayi bölgesine yakınlığı ve çevresinde 9-10 katlı apartmanların olduğunu, komşu parsellerin çok daha yüksek fiyatlara satıldığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemiyle istinaf talebinde bulunulmuştur. 2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait parselin yüzölçümünde meydana gelen azalışın sebebinin ilk tesis kadastrosu sırasında yapılan ölçüm hatasının yenileme çalışmaları sırasında düzeltilmesinden kaynaklı olduğu davacının fiilen kullandığı alanda azalma meydana gelmediği, taşınmazın ilk tesis kadastrosundaki sınırlarında kaldığını, davacının kullandığı alan aynı kaldığından somut, gerçekleşmiş bir zarardan bahsedilemeyeceği belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemiyle istinaf talebinde bulunulmuştur. 3.Davalı ... Müdürlüğü istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olduğu halde idareleri lehine vekalet ücreti taktir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem olarak doğru olduğu gibi, dava konusu taşınmazın kadastral parsel, emsal taşınmazın ise imar parseli olduğu tespit edildiğinden düzenleme ortaklık payı indirimi yapılmasında bir isabetsizlik görülmediği; ancak davacı lehine ve ... Genel Müdürlüğü lehine vekâlet ücreti taktir edilmesi gerektiği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalı ... ve ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalı ... Hazinesi vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... Müdürlüğü yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, Maliye Hazinesi yönünden davanın talep gibi kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 3. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Hükme esas bilirkişi raporunda 1 nolu emsal hiçbir şekilde değerlendirilmediği gibi emsal olarak değerlendirilen küçük yüzölçümlü, farklı mahalden alınan 2 nolu emsalin ise satışına ilişkin akit tablosu Tapu Müdürlüğünden istenilmeden, 2023 yılında Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değeri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilmeden, bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan emsalin satış tarihi itibarıyla fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi oldukları ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirir. 5. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkân tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ve dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede uygulanan düzenleme ortaklık payı oranının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı ve davalı Hazine vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı ve davalı Hazine vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.