Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13129 E. 2025/11012 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13129
Karar No
2025/11012
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2650 Esas, 2024/1816 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/315 Esas, 2023/214 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, ..., ... Mahallesi 2435, 2443, 2481 ve 2528 parsel sayılı taşınmazların davacıların murisine ait olduğunu, dava konusu taşınmazların davalı idare adına tescil edildiğini ancak davacıya kamulaştırma işlemine ilişkin tebligatın ve mahkemece yapılması gereken tebligatların usulüne uygun yapılmadığını ve kamulaştırma bedelinin ödenmediğini belirterek belirlenecek bedelin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı idarenin taşınmazlara fiilen el koyma tarihinden itibaren 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 38 nci maddesinde belirtilen 20 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlarla ilgili kamulaştırma evrakının tebliğine ilişkin noter belgeleri incelendiğinde evrakın usulüne uygun tebliğ edilmediği, dava konusu taşınmazların 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun (6830 sayılı Kanun)17 nci maddesi uyarınca davalı idare adına tesciline karar verildiği, kamulaştırma bedelinin ödendiğine dair davalı idarece dosyaya bir belge sunulmadığı anlaşıldığından, Mahkemece işin esasına girilip arazi niteliğindeki taşınmaza net ürün geliri esasa alınarak değer belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen ek madde 3’ün birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki; “...dava tarihi itibarıyla...” ibaresi ve 7201 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile eklenen Geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “...ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak..." ibaresi 28.07.2023 tarihli ve 32262 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. 3. Eldeki davanın ise 20.08.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmış olup, Kanun'un yürürlük tarihinden sonra açılan davada; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3, 990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alınarak Ek Madde 3'ün uygulanması yerinde olup, davanın 28.07.2023 tarihinden önce açıldığı da gözetilerek arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih itibari ile belirlenen bedelinin dava tarihine güncellenmesi suretiyle bedel belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 6. Buna karşın; davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken harca hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. Kamu düzeni gereği, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının harca ilişkin 7 nci parağrafının hükümden tümüyle çıkartılarak yerine “Davacı tarafından yatırılan peşin ve ıslah harcının talep hâlinde davacı tarafa iadesine,” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13129, K. 2025/11012, T. 14.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13129-e-2025-11012-k-4d19363b46c1