Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/225 E. 2025/11371 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/225
Karar No
2025/11371
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2050 Esas, 2024/1953 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/101 Esas, 2024/178 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı idare vekili 17.04.2024 tarihli dilekçesiyle; kurulan hükmün eksik olduğunu, kamulaştırılacak alan ve arta kalan hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığını, kararın infaz edilemediğini ileri sürerek tavzih talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince 24.04.2024 tarihli ek karar ile davacı idare vekilinin tavzih isteminin reddine karar verilmiştir. Asıl ve ek kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin asıl ve ek karara ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ..., ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı taraflara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline, karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesi 24.04.2024 tarihli ek kararı ile tavzih isteminin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına ve ek kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; arazi vasfındaki taşınmazın arsa kabul edilerek değer biçilmesinin hatalı olduğunu, seçilen emsalin uygun emsal olmadığını, Mahkemece emsal taşınmaza ait satış akit tablosu, emlak değeri ve diğer incelenmesi gereken evrakların hiçbiri dosya kapsamına alınmadan ve bu hususlarda değerlendirme yapılmadan karar verildiğini, bilirkişi raporunun denetlenmesinin mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davacı idare vekili ek karara ilişkin istinaf dilekçesinde özetle; idare tarafından kararın infazı için ... Kadastro Müdürlüğüne başvurulduğunu, Kadastro Müdürlüğünün ekli cevabında “kamulaştırılacak alan ve arta kalan hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığı” gerekçesiyle tavzih kararı alınması gerektiğinin belirtilerek kararın infaz edilmediğini, hüküm kısmının 1 nolu bendinin .... ili, ..., ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan kayıtlı olan iptali ile taşınmazın tamamının (25344,08 m²) ... adına tesciline ve 15.05.2023 tarihli fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi gereğince emsalin üstün ve eksik yanları gösterilerek, taşınmazın üzerindeki yapılara resmî birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı düşülerek, üzerindeki fındık ağaçlarına ise kapama fındık net gelirine göre belirlenen bedelden mutat münavebe ürünlerine göre belirlenen bedel indirilmek suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükmün tavzihine yönelik ek karar yönünden ise taşınmazın bir tane maliki olduğundan ve taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verildiğinden, tavzih isteminin reddine ilişkin ek kararda isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin asıl karara ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer tespit biçilmesinde üzerindeki muhtesatın değerinin tespit edilmesinde dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4.Taşınmazın kamulaştırılan ve arta kalan bölümleri hakkında hüküm kurulmadığından davacı idare vekilinin tavzih talebinin reddi hatalı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin asıl karara ilişkin temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin 24.04.2024 tarihli tavzih talepli ek karara ilişkin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının ikinci fıkrasının tamamen hükümden çıkartılması, yerine; "2. Giresun ili, ..., Mahallesi .... ada ... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan payların iptali ile taşınmazın tamamının ... adına tesciline ve 15.05.2023 tarihli fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/225, K. 2025/11371, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-225-e-2025-11371-k-e1472f7ea54a