Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13125 E. 2025/9978 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13125
Karar No
2025/9978
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3227 Esas, 2024/1949 Karar KARAR : Esastan ret /Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 85 ada 368 parsel sayılı taşınmazdan yol geçirilmek suretiyle fiilen el atıldığından davalı idare aleyhine ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/177 Esas sayılı dosyasında kamulaştırmasız el koyma nedeniyle tazminat davasının açıldığını, yargılama neticesinde dava tarihi olan 24.06.2020 tarihi itibarıyla 852.441,37 TL bedel belirlendiğini ve kararın kesinleştiğini, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde kesinleşen davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu, davanın 20.000,00 TL üzerinden ikame edildiğini, bu nedenle 832.441,37 TL'nin ilk dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsilini ayrıca yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idare tarafından anılan kanun maddeleri gereği tüm tapu kayıt malikleri adına 24.10.2008 tarihli ve 31175 sayılı yazı ile kamulaştırma bedelinin ... Bankasına bloke edildiğini, 25.11.2008 tarihli ve 1463 sayılı talimatları ile de kamulaştırma dönemindeki tapu maliklerine ödendiğini, tapu malikleri tarafından 30 günlük yasal süresi içerisinde bedel artırım davası açılmamış olup, hak düşürücü süre geçirildiğinden kamulaştırma işleminin kesinleştiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda belirtilen metrekare değer fiyatının yeterli araştırma yapılmadan belirlendiğini, kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizin uygulanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın tarla niteliğinde olmasına rağmen arsa olarak değer belirlendiğini, idarenin harçtan muaf olmasına rağmen harca hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, belirlenen metrekare birim bedelini fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli ve 2020/177 Esas, 2021/363 Karar sayılı kararı ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 85 ada 368 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmasız el atma bedelinin 852.441,37 TL olarak tespit edildiği, ıslah yapılmadığından taleple bağlı kalınarak 20.000,00 TL kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verildiği, istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairelerinin 12.07.2023 tarihli ve 2022/282 Esas, 2023/1694 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine hükmün Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 14.03.2024 tarihli ve 2023/9499 Esas, 2024/1694 Karar sayılı kararı ile harç yönünden düzeltilerek onandığı ve kesinleştiği anlaşılmıştır. Kısmî davada alınan ve kesinleşen hükmün dayanağını teşkil eden bilirkişi raporunun kısmî dava tutarını aşan bölümü de açılan eldeki ek dava yönünden hem tarafları hem de mahkemeyi bağlayacak nitelikte kesin bir delil mahiyetini aldığından kısmi davada kesinleşen bu rapor içeriği dayanak alınarak saklı tutulan bedele ilişkin eldeki ek davada, ilk davada kesinleşen bedele hükmedilmesi gerekirken ek dava tarihi itibariyle taşınmazın güncel değerini tespit etmek için bilirkişi kurulundan yeniden rapor esas alınarak hüküm kurulması hatalıdır ayrıca davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken aleyhine harca hükmedilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk davada bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, bu nedenle belirlenen bedelin kesinleştiğinin kabulünün hatalı olduğunu, bedelin düşük olduğunu, lehlerine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin eksik hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği hâlde, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ilk davada saklı tutulan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin tahsiline ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Taraflar arasında görülüp kesinleşen önceki davada tespit edilen bedel esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. 3. 18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmü Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiğinden davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğrudur. 4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5.Davanın konusu ve tarafları aynı olup, davada vekille temsil olunan davacı taraf lehine asıl dava ve ek davada hükmedilen toplam miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanacak nispi vekalet ücretinden, asıl davada takdir edilen vekâlet ücreti mahsup edilerek bakiyeye karar verilmesi gerekirken hesap hatası yapılmak suretiyle hatalı vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "madde-13 üçüncü kısım" ibaresinin ve " 121.569,00" sayısının çıkartılması, yerine "127.261,79 " sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13125, K. 2025/9978, T. 30.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13125-e-2025-9978-k-8de53387467c