Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/16010 E. 2025/9367 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/16010
Karar No
2025/9367
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1406 E., 2022/1803 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/561 E., 2022/155 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili davacının davalı işyerinde sigortasız olarak beden işçisi olarak çalışırken, öğle yemeğini yediği sırada üzerine direk düşmesi sonucu yaralandığını, kazanın oluşumunda davalı işyerinin alınması gerekli önlemleri almadığını, davalı işverenin kusuru sebebi ile meydana gelen iş kazası sonucu davacının maddi ve manevi zararının giderilmesi gerektiğini, müvekkilinin hiçbir kusuru olmadığını, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri almayan işverenin kusuru neticesinde meydana gelen özetle açıklanan sebeplerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200,00 TL (geçici iş göremezlik, kalıcı işgöremezlik tazminatları, bakıcı gideri ve tedavi giderleri) maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkette çalışmadığını, müvekkili şirketin yaş meyve ihracatı yapan firma olduğundan yaz dönemlerinde iş başvurusu için yada mal satımı için her gün onlarca insanın şirketin fabrikasına geldiğini, bu gelenlerin hepsini işe almasının mümkün olmadığını, davacının da o gün fabrikaya mal satmak ya da iş başvurusu için gelenlerden biri olabileceği, iddia edildiği gibi şirketlerinde işe alınıp çalıştırılmadığını, müvekkili şirketin iş güvenliği hususunda her türlü önlemi aldığını, bahse konu kazanın iş kazası olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; " ... 1-Geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı toplamı olan 292.100,24 TL'nin kaza tarihi olan 03.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- Bakıcı giderleri ve tedavi giderlerine ilişkin taleplerin ayrı ayrı reddine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf başvurusunda; gerçekleşen olaya ilişkin kusur oranlarının tespitinde ve davacının işgücü kaybının geçici mi yoksa kalıcı mı olduğuna ilişkin yeterli araştırma yapılmadığını, kazaya uğrayan davacının neden tır parkında bulunduğunun, bu nedenle davacının da kusurunun bulunduğunun değerlendirilmediğini, Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/334 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda bunun açıkça belirtildiğini, Alaşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/616 E. sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin %60, tır şoförünün %20 ve ...'ın %20 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiğini, İlk Derece Mahkemesi'nce davalı şirketin %100 kusurlu olduğu yönündeki rapora itibar edilmesinin çelişkili olduğunu, diğer kusurluların da davaya dahil edilmesi gerektiğini, kazanın 2015 yılında gerçekleştiğinin 2022 yılında karar verildiğini, 2022 yılı itibariyle davacının maluliyet oranında değişim olacağının kuşkusuz olduğunu, yeniden rapor alınması gerektiğini, tazminat hesaplamasında günümüz asgari ücret miktarının baz alınmasının hatalı olduğunu ve tazminat hesabında da hatalı değerlendirmeler yapıldığını bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıtlara, tarafların dayandığı deliller ile delillerin Mahkemece takdirinde yasal düzenlemeler ve kararlılık kazanan Yargıtay karar içeriklerine aykırılık bulunmamasına göre ilk derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı dairemizce de tespit edilmekle daval vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/16010, K. 2025/9367, T. 02.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-16010-e-2025-9367-k-8f440a972657