Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12907 E. 2025/9223 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12907
Karar No
2025/9223
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2820 Esas, 2024/2441 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 91 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapusunun Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, mahkeme kararının 29.09.2016 tarihinde kesinleştiğini, uğramış olduğu zararın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zamanaşımı süresinin, hak düşürücü sürelerin geçirilmiş olduğunu, ormanların, özel mülkiyet konusu olmasına yasal olanak olmadığı gibi kamu malı niteliğinde olan taşınmazlar hakkında, Hazine aleyhine tazminat istemiyle açılan işbu davanın yasal dayanağı bulunmadığını, tüm taleplerin reddi gerektiğini, ayrıca yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde, öncelikle dava konusu taşınmazın gerçek değeri tespit edilerek, yasal ve hukuki dayanağı olmayan, tazminat davasının şartları mevcut olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne tespit edilen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; Anayasanın 169 uncu maddesi hükmü uyarınca, orman vasıflı taşınmazlara bedel takdir edilemeyeceğinden ve kesinleşmiş mahkeme kararı ile tamamı orman vasfıyla Hazine adına kayıtlı bulunan taşınmaz için önceki maliklerine tazminat ödenmesi söz konusu olmadığından davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, kaldı ki taşınmaz arsa niteliğinde olmayıp fiilen orman niteliğinde olduğundan benimsenen hesaplama metodunun yanlış olduğunu, belirlenen değerinde yüksek olduğunu, idare yasal hasım olup, aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin usule aykırı olduğunu, belirsiz alacak niteliğinde olmayan dava sonucunda, ıslahla talep edilen alacakların da zaman aşımına uğradığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince belediye alt yapı hizmetlerinden yararlanan dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğu kabul edilerek emsal karşılaştırması yoluyla dava tarihine göre değer biçilmesinde ve 24.09.2023 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, her ne kadar bilirkişi raporunda, kararın kesinleştiği tarih yanlış alınarak o tarih itibarıyla endeks uygulaması yapılmış ise de Dairece yapılan yeniden hesaplamada çıkan tazminat bedeli raporda tespit edilen 3.810.552,00 TL'den daha yüksek olduğundan, raporda yapılan iş bu maddi hatanın itiraz edenin sıfatına göre sonuca etkili görülmediği, yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olduğuna göre; davalı idare vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve resen belirlenecek nedenlerle temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 91 ada 1 parsel sayılı 1234,50 m² yüz ölçümlü arsa vasıflı taşınmazın davacılar murisi adına 29.12.1982 tarihinde satış yolu ile tescil edildiği Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/16 Esas, 2016/74 Karar sayılı kararı ile taşınmazın tamamının tapusunun iptaline, orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 29.09.2016 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 02.02.2022 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde dava açıldığı anlaşılmıştır. 3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre arsa niteliğinde kabulü ile emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesine ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12907, K. 2025/9223, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12907-e-2025-9223-k-311efbab3a11