Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12899 E. 2025/10827 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12899
- Karar No
- 2025/10827
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1006 Esas, 2024/1730 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/285 Esas, 2022/197 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ile ecrimisilin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne, ecrimisil talebi yönünden reddine karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, Mustafakemalpaşa ilçesi, ... Mahallesi 1701 parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara müvekkili idare tarafından el atılmadığını, iddia olunan eylemin haksız el atma olarak nitelendirilemeyeceğini, dava konusu taşınmazların gölün doğal yapısı nedeniyle sular altında kaldığını, ... Gölü'nün doğal bir göl olması sebebiyle göldeki su seviyesinin tamamen mevsimlere bağlı olarak yağışa göre yükselip düştüğünü, gölün su seviyesi yağışlı dönemlerde yükseldiği için gölün su yüzey alanı genişleyerek etrafındaki tarım arazilerini etkilediğini, dava konusu taşınmazlarda mevsimsel yağışlarla zaten var olan su basmasının sedde yapımı ile ortaya çıkmadığını, tüm bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tapu kaydında da 11.08.2021 tarihli ve 17895 yevmiye nolu şerh mevcut olup, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalma durumu varsa sorumluluğun hazineye geçeceğini, taşkın seddesi yapılmasaydı bile dava konusu parsel gölün tabii su seviyesinin yükselmesiyle yine de su altında kalacağını, dava konusu edilen parsellerin kotlarının 4 m ile 5 m arasında olduğu ve bunların göl ile sedde arasında tabii göl alanı içinde kaldığı göz önüne alınırsa yağışların yüksek olduğu periyotlarda buraların su altında kalacağı doğal bir sonuç olarak ortaya çıkacağını, taşınmaza kalıca ve sürekli olarak el atılması gerektiğini, bedelin hesaplanmasında getiri yüksek ürünler münavebeye alındığını, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, üretim giderlerinin brüt gelirin 1/3'ü kadar olacağı kuralının uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararını istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi vasfındaki taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda (2942 sayılı Kanun) öngörülen zirai net gelir yöntemine göre değer biçilmesi, %4 oranında kapitalizasyon faizi uygulanması ve taşınmazların gerçek değerine ulaşıldığından objektif değer artış oranı uygulanmamasının uygun olduğu, resmi verilerin dava tarihine uygunluğuna göre mahkeme kararında hukuken yanlışlık yapılmadığı anlaşıldığından tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Her ne kadar davacı tarafça dava konusu taşınmazın ... Barajı Kuvvet Tüneli yapımı nedeniyle su seviyesinin yükselmesi suretiyle su altında kaldığını, taşınmazda tarım yapılmasının mümkün olmadığını belirterek el atma bedelinin davalı idareden tahsili isteminde bulunulmuşsa da yapılan incelemede; 1701 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine 11.08.2021 tarihli ve 17895 yevmiye numaralı işlem ile "7500 m²lik kısmı kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmaktadır." şeklinde şerh konulduğu ve 18.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda da "Alçak basık kıyı özelliğinde olan dava konusu taşınmazın Kıyı Kenar Çizgisinin içerisinde kaldığı anlaşılmaktır. " diye belirtildiği görülmüştür. 4. 6100 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gereğince hâkim Türk Hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir uyuşmazlıkta maddi vakıaları belirtme ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. Husumet ehliyeti ise mahkemece yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gereken dava şartlarından olup somut uyuşmazlık, mülkiyeti davacıya ait taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğundan davanın açıklanan niteliğine göre; davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi nedeniyle kararın bozulması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idare vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.