Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12885 E. 2025/10828 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12885
Karar No
2025/10828
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1004 Esas, 2024/1736 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/41 Esas, 2022/253 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, Mustafakemalpaşa ilçesi, ... Mahallesi 1539 ve 1546 sayılı taşınmazlara fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara müvekkili idare tarafından el atılmadığını, iddia olunan eylemin haksız el atma olarak nitelendirilemeyeceğini, dava konusu taşınmazların gölün doğal yapısı nedeniyle sular altında kaldığını, ... Gölü'nün doğal bir göl olması sebebiyle göldeki su seviyesinin tamamen mevsimlere bağlı olarak yağışa göre yükselip düştüğünü, gölün su seviyesi yağışlı dönemlerde yükseldiği için gölün su yüzey alanı genişleyerek etrafındaki tarım arazilerini etkilediğini, dava konusu taşınmazlarda mevsimsel yağışlarla zaten var olan su basmasının sedde yapımı ile ortaya çıkmadığını, tüm bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne, el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tapu kaydında da 11.08.2021 tarihli ve 17895 yevmiye nolu şerh mevcut olup, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalma durumu varsa sorumluluğun hazineye geçeceğini, taşkın seddesi yapılmasaydı bile dava konusu parsel gölün tabii su seviyesinin yükselmesiyle yine de su altında kalacağını, dava konusu edilen parsellerin kotlarının 4 m ile 5 m arasında olduğu ve bunların göl ile sedde arasında tabii göl alanı içinde kaldığı göz önüne alınırsa yağışların yüksek olduğu periyotlarda buraların su altında kalacağı doğal bir sonuç olarak ortaya çıkacağını, taşınmaza kalıca ve sürekli olarak el atılması gerektiğini, bedelin hesaplanmasında getiri yüksek ürünler münavebeye alındığını, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, üretim giderlerinin brüt gelirin 1/3'ü kadar olacağı kuralının uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın ... gölüne yapılan seddenin de etkisiyle tarım arazisi niteliğinden çıkıp yılın bir çok ayında göl su alanı altında kalması, ekonomik tarım yapmanın mümkün olmaması ve her yıl tekrarlanması nedenleriyle, kamulaştırma bedelinin tespiti yönünde yargılama ve inceleme yapılması doğru olduğunu, ancak; aynı köy ve komşu köylerden göl altında kalan yerler için seri olarak açıklan davalarda münavebeye Domates (salçalık), Mısır (Sulaklık) Kuru Fasulye ve Bezelye alınıp %4 kapitalizasyon faiz oranı uygulanarak taşınmazların m² birim bedeli 2019 yılı için 41,23 TL/m² bulunduğunu ve İlk Derece Mahkemesince kabul edilen bu değerler, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. ve 16. Hukuk Dairelerince kabul görerek en son Yargıtay 5. Hukuk Dairesinden de onanarak kesinleştiğini, asıl dava da davacı tarafın dava ve ıslah dilekçesinde ecrimisil talebinde bulunmadığı, birleştirilen davada asıl dava da hesaplanan ecrimisil tazminatını talep ettiği ve talebini asıl davada hesaplanan ecrimisil miktarı ile sınırlandırdığı anlaşılmıştır. Davacı dava konusu taşınmazları 26.03.2019 tarihinde edinmiş olup, ancak taşınmazın sahibi olduktan sonraki dönemler için ecrimisil tazminatı talep edebileceği ve davanın da 29.03.2019 tarihinde açıldığı gözetildiğinde bu kısa süre içinde dava konusu yerde ürün ekimi ve hasadı yapılamayacağından ecrimisil talebinin reddine karar verilmemesi, dava konusu 1546 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde haciz şerhinin mevcut olduğundan İlk Derece Mahkemesince belirlenen tazminat miktarına tapu kaydındaki haczin yansıtılmaması doğru görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden belirlenen tazminat miktarına göre, asıl davanın kabulü, birleştirilen davanın kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince yıllardır Yargıtay tarafından onanan münavebinin dışına çıkılarak usuli hataya düşüldüğünü, bu değişikliğe ilişkin kararda bir gerekçeleri dahi bulunmadığını, Bölge de daha önce açtığımız ve tamamı Yargıtay tarafından onanan dosyalarımızda uygulanan münavebede ayçiçeği, salçalık domates, mısır dane yahut silajlık mısır ve salçalık biber kullanıldığını, 4 yıl 4 ürün metoduna göre hesaplama yapılarak kararların onandığını asıl dava ve birleştirilen davalara ayrı vekâlet ücreti çıkarken bu hususta da yanlış gerekçe ile tek vekâlet ücreti verilmesinin yanlış olduğunu, ecri misil talep edildiği iddia edilerek bu husus Bölge Adliye Mahkemesince reddedilerek aleyhe vekâlet ücreti çıkartıldığını, hem asıl dava hem birleştirilen davada ecri misil talebinin mevcut olmadığını, neye dayanarak böyle bir karar verildiğinin anlaşılamadığını ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Her ne kadar davacı tarafça dava konusu taşınmazların ... Barajı Kuvvet Tüneli yapımı nedeniyle su seviyesinin yükselmesi suretiyle su altında kaldığını, taşınmazlarda tarım yapılmasının mümkün olmadığını belirterek el atma bedelinin davalı idareden tahsili isteminde bulunulmuşsa da yapılan incelemede; 1539 ve 1546 parsel sayılı taşınmazların beyanlar hanesine 11.08.2021 tarihli ve 17895 yevmiye numaralı işlem ile sırasıyla "9500 m²lik kısmı kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmaktadır." ve "5500 m²lik kısmı kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmaktadır." şeklinde şerh konulduğu görülmüştür. 4. 6100 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gereğince hâkim Türk Hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir uyuşmazlıkta maddi vakıaları belirtme ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. Husumet ehliyeti ise mahkemece yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gereken dava şartlarından olup somut uyuşmazlık, mülkiyeti davacıya ait taşınmazların kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğundan davanın açıklanan niteliğine göre; davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi nedeniyle kararın bozulması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin tüm, davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12885, K. 2025/10828, T. 09.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12885-e-2025-10828-k-ea4c856c0c8b