Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12835 E. 2025/9987 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12835
- Karar No
- 2025/9987
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/226 Esas, 2020/99 Karar KARAR : Kısmen kabul /Ret Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne, davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 119 ada 1 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın enerji nakil hattı geçirilmek suretiyle fiilen el atıldığını ve el atmanın devam ettiğini belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava şartının gerçekleşmediğini ve davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini talep ettiğini, dava konusu taşınmazlara haksız ve kötü niyetli bir müdahalelerinin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.10.2015 tarihli ve 2015/145 Esas, 2015/184 Karar sayılı kararı ile davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 13.10.2015 tarihli ve 2015/145 Esas, 2015/184 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun ( 2942 sayılı Kanun) Geçici 6 ncı maddesinde değişiklik yapan ve 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi gereğince; "Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, mülkiyet hakkından doğan talepler, bedel talep edilmesi hâlinde bedel tespiti ve diğer işlemler bu madde hükümlerine göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır." 5999 ve 6487 sayılı Kanunlarda düzenlenen ve 2942 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6 ncı madde bir tasfiye yasasıdır. 09.10.1956 - 04.11.1983 tarihleri arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlarla ilgili olarak açılacak davalarda uygulanacak usul ve esaslara ilişkin hükümlere yönelik olup, daha sonraki uyuşmazlıklara uygulanmaması gerekir.Davacı vekili dava dilekçesinde taşınmaza 2003 yılında el atıldığını ileri sürmüş olup, dosyada bulunan delil ve belgelere göre, dava konusu taşınmaza hangi tarihte el atıldığı kesin olarak anlaşılamamaktadır.Bu durumda; dava konusu taşınmaza; hangi tarihte el atıldığı ve sorumlu idare; taraflardan delilleri sorulmak ve gerekli görüldüğü takdirde tanık da dinlenmek suretiyle tespit edilerek, el atma tarihinin 04.11.1983 tarihinden sonra olduğunun belirlenmesi halinde işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. C. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 20.03.2018 tarihli ve 2016/222 Esas, 2018/280 Karar sayılı kararı ile davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne, davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden reddine karar verilmiştir. D. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 20.03.2018 tarihli ve 2016/222 Esas, 2018/280 Karar sayılı kararına karşı davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacı vekilinin temyiz süresini geçirdiğini, bu nedenle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süre nedeniyle reddine karar verildikten sonra davalı ... vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 06.05.2016 tarihli ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı kararı ile bozmadan sonra ıslah yapılamayacağından, dava dilekçesinde belirlenen miktar üzerinden karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, kabule göre de dava konusu taşınmaza dava tarihi olan 2015 yılı esas alınmak suretiyle ... Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre değer biçilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden 2016 yılı resmî verilerine göre değer biçen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne, davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... Genel Müdürlüğü lehine daha önce hükmedilen 2.180,00 TL vekâlet ücreti Yargıtay incelemesiyle geçip lehe veya aleyhe bir bozma olmadığından, taraflar açısından söz konusu vekâlet ücreti usuli müktesep hak niteliğini taşımışken yerel mahkeme daha sonraki kararında ... Genel Müdürlüğü lehine usuli müktesep hakka aykırı olarak 3.400,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz bedelinin yüksek belirlendiğini, uygulanan kapitalizasyon faizi ve değer azalış oranlarının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve yine aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının davalı ... Müdürlüğünden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Davanın reddine karar verilen davalı ... Genel Müdürlüğü lehine karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir. 4.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı ve davalı ... Müdürlüğünden peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.