Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8287 E. 2025/5346 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8287
Karar No
2025/5346
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2072 Esas, 2024/1444 Karar KARAR : Yeniden kaldırılarak esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/14 Esas, 2022/171 Karar Taraflar arasında görülen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı idare vekilinin davacılara ödenmesine karar verilen kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedeli yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçenin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., Mahallesi 106 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yol olarak kamulaştırmasız el atılan bölümü ile yolun diğer tarafında kalan kullanılmayan kısmın yüzölçümünün hesaplanarak bedeline hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkil idarenin dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi 106 ada 1 parsel sayılı taşınmaza herhangi bir el atması bulunmadığını, bu hususta Karayolları 4. Bölge Müdürlüğüne ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına yazılacak müzekkere ile dava konusu taşınmaza herhangi bir müdahale olup olmadığı ve yol bakım ve kontrolün sağlanıp sağlanmadığı ve güncel mücavir alan sınırlarının sorulması gerektiğini, bu sebeple husumet itirazında bulunduklarını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Geçici 6/2. Maddesine göre, bu tür davalarda, dava konusu taşınmazın el koyma tarihindeki niteliklerine göre değeri tespit edildiğini, şayet el atma mevcut ise Harita Genel Komutanlığına müzekkere yazılarak dava konusu taşınmazın 1956 yılı öncesi, 1956-1983 yılları arası ve 1983 yılı sonrası fotoğraflarının celp edilmesini, dava konusu taşınmazda sulu tarım yapılıp yapılmadığı, taşınmaz çevresinde su kaynağı olup olmadığı ve yine çiftçi kayıt sistemine göre dava konusu taşınmazda hangi münavebe ürünlerin tarımının yapıldığının müzekkere ile sorulması ve buna göre taşınmazın gerçek değerinin tespiti gerektiğini, davanın kabulü halinde ise dava konusu edilen taşınmazın tapusunun iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, tespit edilen kamulaştırmasız el atma bedelinin ve ecrimisilin davacı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilerin hatalı alındığını, giderlerin düşük alındığını, objektif değer artışı uygulanmasının ve oranının hatalı olduğunu, fazla bedele hükmedildiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fen bilirkişisinin raporunda fiilen el atma durumuna göre ayrı, kamulaştırma planı uygulanarak ayrı kroki düzenlendiği, hesaplama yönünden bilirkişi kurulu raporunda da kamulaştırılacak kısım alanına göre hesaplama yapıldığı ve raporun bu şekliyle hükme esas alındığı anlaşıldığından, Dairelerince davalı idareye yazılan müzekkere cevabında dava konusu taşınmaza ilişkin alınmış bir kamulaştırma kararı bulunmadığı belirtildiğinden fiili duruma göre hesaplama yapılması gerektiği düşünülmeden fazla bedele hükmedilmesi doğru görülmemiş fen bilirkişisinin E-1 olarak düzenlediği kroki esas alınarak ve tapuda tescilli irtifak hakkının değerlendirilmesi için bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak ek raporu doğrultusunda fiilen el atılan ve kullanım olanağı kalmadığı anlaşılan kısımların bedeli gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun'un) 326 ncı maddesinin ikinci fıkrası ''kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davaları yönünden" 18.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olup, davanın kısmen kabul kısmen reddedildiği durumlarda davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği de gözetilerek, bu yönden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince usulüne uygun olarak hesaplama yapan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle;istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tespiti ve davalı idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/8287, K. 2025/5346, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-8287-e-2025-5346-k-659ff252eb59