Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12823 E. 2025/10430 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12823
Karar No
2025/10430
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/392 Esas, 2024/458 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare vekili, davalı ... vekili, dâhili davalı ... vekili, dâhili davalı ..., dâhili davalı ..., dâhili davalı ... ve dâhili davalı ... tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Konya ili, Ereğli ilçesi, ... Mahallesi 363 ada 28 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 2942 sayılı Kanun'da belirtilen esaslar dâhilinde dava konusu taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesini talep etmiştir. 2. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 02.09.2021 tarihli ve 2020/238 Esas, 2021/471 Karar sayılı kararı ile davanın bedel depo edilmediğinden usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli ve 2021/2625 Esas, 2021/2470 Karar sayılı kararı ile tespit edilen kamulaştırma bedelinin bankaya yatırılması yönünde iki kez süre verildiği, 22.06.2021 tarihli celsede bedelin yatırılması için 15 günlük süre verildiği gerekli ihtaratın yapıldığı, takip eden 13.07.2021 tarihli celsede verilen sürenin de ihtaratlı olduğu ve 15 günden az olmadığı, her iki ihtarın da davacı idare vekiline usulüne uygun yapıldığı anlaşıldığından, davanın usulden reddine ilişkin kararın hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesince tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun olarak verilen yasal süreler içerisinde bedel depo edilmediğinden davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyaya sunulan 25.02.2022 tarihli banka dekontuna göre davacı idarenin istinaf karar tarihinden sonra depo kararını yerine getirdiği anlaşıldığından, usul ekonomisi gözetilerek, davalı tarafın da beyanı alınmak suretiyle sonucuna göre işin esasına girilip karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 13.09.2022 tarihli ve 2022/314 Esas -2022/303 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 13.09.2022 tarihli ve 2022/314 Esas -2022/303 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza farklı mahalleden, yüzölçümü büyük ve 19.09.2012 tarihinde satışı yapılan bir taşınmaz emsal alınmak suretiyle bedel belirlendiğinden rapor inandırıcı görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili, davalı ... vekili, dâhili davalı ... vekili, dâhili davalı ..., dâhili davalı ..., dâhili davalı ... ve dâhili davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamının gereğinin yapılmadığını, kamulaştırmadan arta kalan kısım için değer artışı ya da değer azalışı bozma konusu yapılmadığı hâlde bu hususta değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, emsal alınan taşınmazın davaya konu taşınmaz için uygun olmadığını, bedelin fahiş olduğunu ileri sürerek kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma dışında kalan kısma değer azalışı verilmesi gerektiğini, bedelin düşük olduğunu, emsal alınan taşınmazın uygun nitelikte olmadığını, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereği faiz hükmü kurulması gerektiğini, müvekkil lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Dahili davalı ... vekili, dâhili davalı ..., dâhili davalı ..., dâhili davalı ..., dâhili davalı ... temyiz dilekçelerinde özetle; bedelin düşük olduğunu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereği faiz hükmü kurulması gerektiğini, müvekkil lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekili, davalı ... vekili, dahili davalı ... vekili, dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ...'ın aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yöntem itibarıyla yerindedir. 3. Konya ili, Ereğli ilçesi, ... Mahallesi 363 ada 7 parsel (ifrazla 363 ada 34 parsel) sayılı benzer konumdaki taşınmaza 01.06.2021 değerlendirme tarihi itibariyle 690 TL/m² değer biçildiği bu değerin Dairemizin 2023/4537 Esas sayılı ilâmıyla denetiminden geçtiği, değerlendirme tarihi itibarıyla aradaki zaman farkı gözetildiğinde hükme esas alınan bilirkişi raporu inandırıcı bulunmamıştır. 3. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkân tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekili, davalı ... vekili, dahili davalı ... vekili, dahili davalı ..., dahili davalı ..., dahili davalı ... ve dahili davalı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harçlarının istek hâlinde davalı ve dahili davalılara iadesine, 03.07.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm hâlini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler. Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (Davalılardan ... vekilinin 18.10.2024 tarihli dilekçesindeki "faize" ilişkin talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve "dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar" Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir. Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun diğer yönleriyle katıldığım "Bozma Kararı"na (faize ilişkin yönüyle), açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 03.07.2025

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12823, K. 2025/10430, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12823-e-2025-10430-k-c933d7620d1a