Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12435 E. 2025/8935 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12435
- Karar No
- 2025/8935
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3745 Esas, 2024/1737 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin olarak açılan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyü 128 ada 63, 68 ve 69 parsel sayılı taşınmazları 19.09.2011 tarihinde eski malikinden satın aldığını, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/617 Esas, 2018/58 Karar sayılı dosyası ile açılan davada orman şerhinin kaldırılması talebinin reddedildiğini, karşı dava olarak açılan tapu kaydının orman vasfı ile Hazine adına tesciline ilişkin karşı davanın kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleştiğini belirterek belirlenecek tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, davanın Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerekirken Hazineye yöneltilmesi sebebiyle davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının taşınmazları edindiği tarihte tapu kaydındaki orman şerhinden haberdar olduğunu ve taşınmazı bu şekilde bilerek satın aldığının ortaya çıktığını, taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kalması nedeniyle arazi kadastrosunu tespitine esas alınan tapu kaydının hukuki değerini yitirdiğini, bu tapu kaydı esas alınarak davacı adına tapulama yoluyla oluşan tapu kaydının hukuki değerinin bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava açma hakkı olmadığını, nispi vekâlet ücreti takdirinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/617 Esas sayılı kararı ile davacı adına kayıtlı taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritasına göre orman sınırları içinde kaldığından bahisle tapu kaydının iptaline karar verilmesi karşısında davacının uğradığı maddi zararın tazminine ilişkin davada işin esasına girilmesinin yerinde olduğu belirtilerek arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara net ürün gelirine göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 128 ada 63, 68 ve 69 parsel sayılı taşınmazları davacının 2011 yılında satış yolu ile edindiği, taşınmazlar davacı adına tapuda kayıt iken ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/617 Esas, 2018/58 Karar sayılı kararı ile taşınmazların tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 06.07.2018 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 18.06.2021 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresinde açıldığı anlaşılmaktadır. 3. Dava konusu taşınmazların hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre arazi niteliğinde kabulü ile taşınmazlara net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesine ve taşınmazların gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge'Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.