Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/7466 E. 2024/3130 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7466
- Karar No
- 2024/3130
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1296 Esas, 2022/1365 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü (Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/451 E., 2018/378 K. Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve maddi, manevi ve itibar tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun ise kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tekstil sektöründe "..." markası altında üretip satışa sunduğu özgür tasarımları ile bayan giyiminin öncü firmalarından biri olduğunu ve müvekkiline ait bir çok tescilli tasarım bulunduğunu, davadan önce yapılan delil tespitiyle, davalıya ait internet sitesinde müvekkiline ait 4 adet tescilli tasarıma konu ürünün aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin satışa sunulduğunun tespit edildiğini, davalının sözü edilen eylemenin müvekkilinin tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkili davalının eylemleri sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığı gibi davalı tarafından satışa sunulan taklit ve kalitesiz ürünlerinin müvekkilinin marka ve tasarımlarının itibarına da zarar verdiğini ileri sürerek tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, belirsiz olan maddi tazminat alacağının şimdilik 1.000,00 TL asgari tutarının, 20.000,00 TL manevi tazminatın ve 500,00 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiş, 09.08.2018 tarihli talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat talebini 13.208,32 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kötü niyetli olarak işbu davayı huzura taşıdığını, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, davacı tarafın amacının; ayırt edici ve yeni özellikler taşımayan tasarım tescili ile bu sektörde faaliyet gösteren firmalar üzerinde hukuki baskı oluşturmak ve tasarımını korumaktan ziyade haksız çıkar sağlamak olduğunu, dolayısıyla husumet yokluğundan huzurdaki davanın reddi gerektiğini, tek taraflı ve eksik incelemeye dayalı olarak hazırlanan delil tespit raporunu kabul etmediklerini, müvekkiline ait internet sitesinde yer alan ürünlerle davacı tasarımlarının benzer olmadığını, esasen davacı tarafın tasarımlarına konu ürünlerin de harcı alem ürünler olduğunu, söz konusu ürünlerin müvekkili tarafından üretilmediğini, müvekkilinin bu ürünlerin satışına aracılık ettiğini, herhalükarda kusuru bulunmayan müvekkili aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın http://..... isimli internet sitesinde satışa sunduğu ürünlerin davacı tarafa ait tescilli tasarım ile benzer olduğu, bu nedenle tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine ve men'ine, karar vermek gerektiği, sözü edilen eylemlerinin durdurulması talebi bakımından ise davanın konusuz kaldığı, davacı tarafın sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasa idi, hak sahibinin elde edeceği muhtemel gelire göre tazminat talebinde bulunduğu, bilirkişi heyetinin yaptığı inceleme ve değerlendirme sonucunda davalının ciro tutarları üzerinden söz konusu ürünlerin farazi satış ve karları dikkate alındığında 13.208,32 TL maddi tazminatın olabileceği tesptine göre söz konusu satışın miktarı ürün değeri davalı işletmenin büyüklüğü dikkate alınarak maddi tazminattan takdiren indirime gidilerek 10.000,00 TL maddi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varıldığı, manevi tazminatın ise davacıya ait ürünlerin kullanım şekli, ürünlerin değeri, izinsiz kullanımın şekli dikkate alınarak 3.000,00 TL olarak takdir edildiği, davacı yanca itibar tazminatı talebinde bulunulmuş ise de somut olayda bu tazminatın şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine ve men'ine, söz konusu tecavüz fiillerinin durdurulması talebi yönünden konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, tecavüz ve haksız rekabet konusu ürünlere, bunların yer aldığı kataloglara ve her türlü tanıtım vasıtasına ve ürünlere el konulmasına, bunların muhafaza altına alınmasına, mümkün olmazsa imhalarına, varsa ürünün üretiminin imhalarına, 10.000,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, itibar tazminatı talebinin ve fazlaya ilişkin sair istemlerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davaya konu olan tasarım ürünleriyle iltibas oluşturacak derecede benzer ürünlerinin satışı, üretimi ve benzeri haksızlık teşkil eden fiillerde bulunmadığını, internet sitesi aracılığı ile satışını yaptığı ürünlerin, başka gerçek-tüzel kişiler adına marka tescilli bulunan ve başka firmalar tarafından üretilen yahut pazarlaması yapılan ürünler olduğunu, husumet yokluğundan huzurdaki davanın reddi gerekirken davanın kısmen kabulüne yönelik kararının kaldırılması gerektiğini, davacı lehine tescili bulunan ve huzurdaki davaya konu tasarım ürünlerinin yeni ve ayırt edici özellikleri bulunmadığını, davacının tescilli olduğunu iddia ettiği tasarımların alelade ve her mağazada bulunan giysi örnekleri olduğunu, müvekkili şirketçe üretilmemiş olan ve tekstil sektöründe tüm platformlarda satılan bu ürünlerin davacı adına tescilli olduğunun müvekkil şirket tarafından bilinmemesinin hayatın olağan akışına ve dürüstlük kuralına aykırı nitelikte olmadığını, pardösü satışında pek çok marka ve mağazanın aynı veya benzer tasarımı piyasaya sürdüğünü, davacının tescilli tasarımlarının orijinal olmadığını, piyasaya sürülen benzer ürünlerden ayırt ediciliği bulunmadığını, davacı yanca, dava konusu tasarımların tescil ettirildiğini içeren herhangi bir ihbarnamenin müvekkili Şirkete tebliğ edilmediğini, davacının dava konusu yaptığı tasarım ürünlerinin tescil ettirdiğini müvekkilinin bilmesinin mümkün olmadığını, tazminat talebi için kusur gerektiğinden ve de tasarımların tescilini içeren ihbarnamenin müvekkiline yapılmaması sebebi ile müvekkilinin kusuru bulunmadığından tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tasarım açısından yapılan değerlendirmeler ile yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. 2. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece, maddi tazminat miktarından takdiri indirim yapılması doğru olmadığı gibi müvekkili lehine dava dilekçesindeki her bir talep bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesinin de doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının tüm davacının ise sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak Mahkemece davacı yararına dava dilekçesindeki talepler bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun ise kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve maddi, manevi ve itibar tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 81 inci, 149 uncu, 150 inci ve 151 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.