Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12273 E. 2025/11611 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12273
Karar No
2025/11611
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1954 Esas, 2024/2383 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/245 Esas, 2023/190 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi karan taraf vekillerince temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın, davacı vekilince istinaf edilmediği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında İlk Derece Mahkemesi kararına göre davacı aleyhine bir durum oluşmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen davacı vekilinin temyiz hakkı bulunmadığının kabulü ile temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davalı idare vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .... ili, ..., ... Mahallesi .... ada 1 parsel sayılı taşınmazın imar planında sosyal ve kültürel tesis alanı olarak planlandığını, kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğini belirterek davacı payı karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın idari yargı merciinde çözülmesi gerektiğini, parselin kullanım kararının özel sosyal tesis alanı olarak değiştirildiğinden mülkiyet hakkının kısıtlanması hususundan söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından fiilen el atılmadığını, dava konusu parselin kullanım amacının özel mülkiyete konu olan özel ve sosyal kültürel tesis alanına dönüştürülmüş olması nedeniyle tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, hükmedilen bedelin tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda el atma olmadığı, dava konusu 46173 ada 1 sayılı parselin de içerisinde bulunduğu bölgeye ait 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının, ..... Belediye Meclisinin 26.06.1995 tarih ve 79 sayılı kararı ile uygun görülerek .... Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 01.09.1995 tarihinde onandığı, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planına istinaden hazırlanan 85035 nolu parselasyon planının da Belediye Encümeninin 13.02.1996 tarihli ve 2027211 sayılı kararı ile tasdik edilerek 25.09.1996 tarihli ve 3811 yevmiye numarası ile tapuda tescil edildiği ve bu tarihte de planın kesinlik kazandığı, 85035 nolu parselasyon planı kapsamında dava konusu taşınmazın “Sosyal ve Kültürel Tesisler Alanı” olarak ayrılmış olduğu, Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 16.03.2012 tarihli 435 sayılı kararı ile onanan 1/5000 ölçekli ... Planı doğrultusunda 1/1000 ölçekli Uygulama İmar plan değişikliği yapıldığı, ...'nın 09.11.2012 tarihli 579 sayılı imar planı değişikliği kararının 11.02.2013 tarihinde kesinleştiğinin bildirildiği, mevcut hali ile taşınmazın imar planında "Özel Sosyal Kültürel Tesis Alanı" olduğu, dava konusu taşınmazın uzun yıllardan beri yapılan parselasyon planları ile kamu hizmetine tahsis edilmiş olması ve son olarak da özel sosyal kültürel tesis alanına tahsis edilmiş olması nedeniyle fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleşmiş olduğu, taşınmaza davalı idarece hukuken el atıldığı, kamuya özgülenme durumunun devam ettiği, taşınmaza fiili el atma olgusu gerçekleşmemiş olsa dahi imar planlarının onay tarihi dikkate alındığında makul süre içinde imar planına uygun herhangi bir işlem tesis edilmediğinden davalı idarece yapılan kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerektiği, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak bedelinin tespit edilip davalı idareden tahsiline ve taşınmazdaki davacı taraf payının iptali ile davalı adına tesciline dair kararda, aynı bölgede dava konusu parsel ve yakın parseller yönünden yakın ve aynı değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen birim bedellerin onandığı gözetildiğinde bu bedellerle uyumlu şekilde bilirkişi raporu ile saptanan bedel ve Dairece alınan ek rapordaki açıklamalar da nazara alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından fiilen el atılmadığını, dava konusu parselin kullanım amacının özel mülkiyete konu olan özel ve sosyal kültürel tesis alanına dönüştürülmüş olması nedeniyle tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, ek raporun yetersiz olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, ıslahla arttırılan bedele ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Uygulama imar planında “özel sosyal kültürel tesis alanı” olarak ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan dava konusu taşınmaz yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmekte ise de, bu husus davalı idarece açık temyiz sebebi yapılmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davacı Vekilinin Temyizi Yönünden; Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, B. Davalı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden, Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12273, K. 2025/11611, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12273-e-2025-11611-k-d2bd0271d20e