Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11717 E. 2025/8388 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11717
Karar No
2025/8388
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2623 Esas, 2024/1256 Karar DAVA TARİHİ : 26.08.2019 KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/391 Esas, 2022/221 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili,....ilçesi, ... Mahallesi 2578 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVA Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin de maliki olduğu taşınmazın şehrin merkezinde yer aldığını, ana yol ve caddelere yakın mesafede olduğunu, ulaşımının kolay olduğunu, kentin artan nüfusu ile bulunduğu mahal olarak her geçen gün değer kazanan bir konumda bulunduğunu, dava konusu taşınmazın fabrikalar bölgesinde kaldığını, taşınmazın bulunduğu mevkii itibarıyla emsallerine nazaran daha fazla rağbet gördüğünü, davacı tarafın taşınmazın tarla vasfında olduğunu iddia ederek taşınmazın gerçek bedelinin tayininde kilit rol oynayan faktörleri göz ardı etmesinin hatalı ve isabetsiz olduğunu, müvekkilinin taşınmazın kamulaştırılmasında idarece elde edilmek istenen kamu yararı ile müvekkilinin mülkiyet hakkı arasında makul bir orantı kurulmadığını ve idarenin ulaşmak istediği kamu yararı ile müvekkili üzerinde haklı gösterilemeyecek aşırı bir yüke sebep olunarak adil bir denge kurulamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlanmadığı ve konum itibari ile de belediye hizmetlerinden yararlanma imkanının olmadığını, taşınmazın tarla vasfı tartışmasız iken dava konusu taşınmazın değerinin emsal satışlar yoluyla değil gelir metodu yöntemiyle hesaplanmasının 2942 sayılı Kanun gereği olduğunu, raporda kıyasi emsal olarak ... Mahallesi 1 46... parsel sayılı taşınmazın 06.03.2018 tarihli satışının ele alındığını, ancak bu satışın eski tarihli olduğunu, Yargıtay içtihatları gereğince dava tarihine yakın tarihli satışların emsal olarak alınması gerektiğini, emsal taşınmazın oldukça büyük yüzölçümlü olduğunu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki oranlamanın yapılmadığını, 2942 sayılı Kanun ve Yargıtay kararları uyarınca, dava konusu taşınmazın özellikleri, bulunduğu konumu gibi özelliklerinin, emsal alınan taşınmazın üstün ve eksik yönleri kıyaslanarak değer tespiti gerektiğini, bilirkişi raporunun bu hususlar gözetilmeden karara esas alındığını belirterek, yerel Mahkeme kararının bedel yüksekliği ve taşınmazın vasfının hatalı bir şekilde arsa olarak tespiti sebebiyle kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine iadesine, müvekkili idarenin her türlü harçtan muaf olması sebebiyle teminatsız olarak icranın ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapılmak suretiyle dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi dava konusu taşınmaz ile aynı mahalde bulunan 2237 sayılı taşınmaza parsel yönelik belirlenen 252,00 TL bedelin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2020/12091 Esas, 2021/7545 Karar sayılı kararı ile onandığı, dava tarihi olan 26.08.2019 tarihi itibarıyla üzerinde TEK Genel Müdürlüğü lehine irtifak hakkı bulunan ve irtifakın yaratacağı değer düşüklüğü gözetilerek dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının 242,00 TL olarak belirlenmesinde hukuka aykırılık görülmediği, ancak İlk Derece Mahkemesinin esasa ilişkin ilk kararı ile metrekare birim bedelinin 198,00 TL olarak hesaplanıp dava konusunun tamamının değeri 342.540,00 TL olarak tespit edildiği, bu miktar üzerinden verilen ilk karara davalı ... ve davacı kurum vekili haricinde istinaf edilmemiş olduğu, davacı taraf yönünden usuli kazanılmış hak gereği davalı ... dışındaki davalılar yönünden kamulaştırma bedeline esas metrekare birim fiyatının 198,00TL üzerinden (kaldırma öncesi karardaki kamulaştırma bedeli toplamı 342.540,00 TL); davalı ... yönünden ise kamulaştırma bedeline esas metrekare birim fiyatının 242,00 TL kabul edilmek suretiyle (kaldırma kararı sonrasında verilen karardaki kamulaştırma bedeli 418.660,00 TL olduğu) dolayısıyla davalı ... için ödenmesi gereken kamulaştırma bedelinin 139.553,33 TL, davalı ... için 114.180,00 TL, davalılar ....ve ... için ayrı ayrı 42.817,50 'şer TL, diğer davalı ... için ise 28.545,00 TL olduğu, dolayısıyla davacı tarafından fazla depo edilen miktardan davalı ...'in 25.373,33 TL'yi, davalılar ....ve ...'ın ayrı ayrı 9.514,99 'ar TL'yi, diğer davalı ...'ın ise 6.343,33 TL'yi faizsiz olarak davacı kuruma iade etmeleri gerektiği, ikinci verilen kararda bu hususun dikkate alınmadığı gerekçesiyle davacı idare istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri. 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf isteminde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bedelinin düşük tespit edildiğini, daha yüksek bedele hükmedilmesi gerektiğini, taşınmazın etrafında yerleşim yeri bulunduğunu ve belediye hizmetlerinden yararlandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki davaya konu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalı ...'dan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11717, K. 2025/8388, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11717-e-2025-8388-k-300f1224d035