Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11462 E. 2025/9411 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11462
- Karar No
- 2025/9411
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/56 E., 2024/191 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 104 ada 145, 153 ve 163 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davaları sonucunda iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini belirterek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve yetki itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde bahsi geçen mahkeme kararına göre davaya konu taşınmazların orman niteliğinde olduğunu tespit edilerek buna göre karar verildiğini, ... Kadastro Mahkemesi kararının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, kesinleşen mahkeme kararına göre hazine adına tescil edilen bu yer hakkında 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine göre tazminat davası açılmasının hukuki temelden yoksun olduğunu savunarak, orman vasfında olan ve hazine adına tescil edilen taşınmalar yönüyle tazminat talepli açılan davanın davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.09.2019 tarihli ve 2015/245 Esas, 2019/193 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 11.12.2020 tarihli ve 2020/519 Esas, 2020/1266 Karar sayılı kararıyla davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu 104 ada 163 ve 153 parsel sayılı taşınmazlara gelir metodu esas alınarak değer biçilmesine ve taşınmazların gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle bu parseller açısından davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Davalı Hazine temsilcisinin 104 ada 145 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazları yönünden; dava konusu 104 ada 145 parsel sayılı taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında senetsizden davacı adına tespit edilmiştir. Bu taşınmaza ilişkin ... Kadastro Mahkemesinin 2009/51 Esas, 2011/78 Karar sayılı dosyası dosya arasında bulunmasa da gerekçeli karar içeriğinden, tespit maliki ...’ın yargılama sırasında 26/04/1951 tarihli ve 54 cilt, 22 sahife - sıra nolu, 2.000 m² yüzölçümlü tapu kaydı sunduğu ve keşifte bu tapu kaydının uygulamasının yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı bu tapu kaydına dayanarak 104 ada 145 parsel sayılı taşınmaz için tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmakla; Mahkemece bu tapu kaydı getirtilmeden, tapu kaydının kadastro çalışmaları sırasında herhangi bir parsele revizyon görüp görmediği araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması ve dava dilekçesi ekinde sunulan kayıt örneğine göre, davacının tapu kaydına ... oğlu ...’la eşit hissede malik olduğu gözetilmeden, tapu kaydının tek maliki davacıymış gibi davacı lehine tazminata hükmolunması doğru görülmediği gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 10.05.2023 tarihli 2022/83 Esas ve 2023/123 Karar sayılı kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda; hükmün tavzihini düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 305 inci maddesinde hükmün yeterince açık olmaması veya icrasında tereddüt uyandırması, yahut birbirine aykırı fıkralar içermesi halinde, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların tavzih yoluyla sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği, hükmün tashihini düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinde ise hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri hataların mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebileceği bildirilmiştir. Aynı Kanun'un 294 ilâ 298 inci maddelerine göre hakim hükmü vermekle o davadan elini çekmiş olur ve yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça daha önce verilen kararın dışına çıkılacak biçimde, taraflardan birinin sorumluluğunu azaltamaz veya artıramaz. Gerekçeli kararda kısa karardan farklı olarak eksik bedele hükmedilmesinin temyiz yolu ile talep edilmesi gerektiği halde, tashih talebinin kabulü ile yazılı şekilde hükmün değiştirilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların daha önce mahkeme kararı ile orman vasfında oldukları tespit edilmiş ve kesinleşmiş olduğundan tazminat talebinin reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.