Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11410 E. 2025/6432 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11410
- Karar No
- 2025/6432
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2477 Esas, 2024/2157 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Eskişehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 725 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın kıymet takdirindeki birim fiyatın düşük olduğunu, taşınmazın daha değerli olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer kaybı oluşacağını beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2022 tarihli ve 2021/653 Esas, 2022/477 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 14.09.2023 tarihli ve 2022/1705 Esas, 2023/2079 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın çok yakınında olan ve ana yol kenarında bulunan ... Mahallesi eski 719 parsel için 2018 yılı mayıs ayı değerlendirme tarihi kabul edilerek 32,00 TL/m² birim bedeli üzerinden taşınmaz değeri hesaplandığı ve Dairelerince de doğru bulunduğu, bu bedel eldeki dava tarihine eskale edildiğinde, 70,38 TL/m² birim bedeline ulaşıldığı ve davalı taraf, istinaf dilekçesinde; 2018 yılından sonra çevrenin çok geliştiği ve değerlendiğini ileri sürmesi karşısında, 2018 yılından sonra civarda gelişme olup olmadığı da değerlendirilerek ve 2018 yılında belirlenen bedel de göz önüne alınarak taşınmaz bedelinin yeniden tespit edilmesi konusunda, istinaf incelemesi sırasında hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan ek rapor alındığını, düzenlenen ek bilirkişi raporunda özetle; taşınmaz civarının boş araziler ile çevrili olduğu, meskun yerlere uzak olduğu ve konut yapılarak değerlendirilecek bir konumda olmadığı, yaşanan küresel salgın sebebi ile müstakil konut yapılarak değerlendirilebilecek arazilerde fiyat artışı olduğu bir gerçekse de yukarıda belirtildiği üzere dava konusu taşınmazın bu şekilde kullanılabilecek vasfı olmadığı öte yandan, yakınındaki organize sanayi bölgesinin kattığı değerin ilk raporda karşılandığı göz önüne alındığında, ilk raporda dava tarihi itibari ile belirlenen 70,00 TL/m² birim bedelinin uygun olduğuna dair rapor sunulduğunu, söz konusu ek rapordaki tespitler ve bilirkişi kurulunca belirlenen miktar aynı kamulaştırma projesi kapsamında kamulaştırılan civar taşınmazlar için açılan davalar sonunda tespit edilen Daire ve Yargıtay tarafından bedel tespitinin doğru olduğuna karar verilen dava dosyalarındaki bedel ile iş bu davadaki bedel uyumlu olduğundan, Dairece de uygun bulunduğunu; ancak 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas 2023/69 Karar sayılı kararı ile Kamulaştırma Kanunu'nun değişik 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir” hükmü Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verildiğini, kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için Anayasa'nın 46 ncı maddesinde belirtilen en yüksek faiz olan “Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faiz” oranının uygulaması gerektiğinden, davacı idarenin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilmesi suretiyle yeniden esas hakkında karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 14.09.2023 tarihli ve 2022/1705 Esas, 2023/2079 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki bilgi ve belgelere göre arsa niteliğindeki taşınmaza, 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, Yargıtayın hukukî güvenlik ve hukukî öngörülebilirliğin temini amacıyla içtihat birliğini sağlama görevinin bulunduğu nazara alınarak yapılan değerlendirmeye göre; 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekmekte ise de, temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamış, ancak; tapu kaydına göre davalıların payları üzerinde “Taşınmazın yarı irtifa hakkı Nuri kızı Refiye Ermağan’a aittir” şerhinin mevcut olduğu anlaşıldığından tapu kaydında lehine intifa hakkı bulunan Nuri kızı Refiye Ermağan”ın davaya dahil etmesi için davacı idareye süre verilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra, taşınmaz bedelinin (yarı oranında) intifa hakkı sona erinceye kadar bir milli bankaya çıplak mülkiyet sahipleri davalılar adına yatırılarak bu bedelin nemalarından intifa hakkı sahibinin yararlanmasına, intifa hakkı sona erdiğinde, bedelin davalı tapu maliklerine ödenmesine karar verilmesi gerekirken bu hususta bir işlem yapılmadan eksik inceleme sonucu hüküm kurulmuş olduğu ve bu hususun kamu düzenine ilişkin olup, resen gözetilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda yeniden yapılan değerlendirme neticesinde, bozma öncesi kararı ile aynı mahiyette olmak üzere İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz değerinin düşük belirlendiğini, emsallerinin dikkate alınmadığını, belirlenen bedelle aynı bölgede ancak yarı oranında taşınmaz alınabileceğini, raporların denetime elverişli olmadığını, organize sanayi bölgesi sınırları içinde yer alan parsellerin yol kenarında olanları 1.000,00 TL, bunun dışındakilerin 6000,00 TL'den satışa çıkarıldığının bildirilmiş olduğunu, en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.