Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11240 E. 2025/9663 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11240
- Karar No
- 2025/9663
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2352 Esas, 2024/1128 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 378.290,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Davacı ... yönünden hüküm altına alınan bedeller Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, adı geçen davacı yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin davacı ... dışındaki davacıların payı yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ..., ... Mahallesi 8852 ada 2 parsel sayılı taşınmazın imar planında eğitim alanı olarak ayrılan alanda kaldığını, davalı tarafça kamulaştırma işlemi yapılmadığını, bedel de ödenmediğini ileri sürerek taşınmazın el atılan kısmının bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın Belediye Başkanlığının kararı ile imar planında eğitim alanı olarak planlandığını, planların uygulanmasının ilgili belediyeye ait olduğunu, sorumluluğun belediyeye ait olduğunu, imar uygulamasıyla ilgili müvekkilinden belediyenin görüş almadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın imar planı yapan belediyeye yöneltilerek açılmadığı için davanı husumetten reddolunması gerektiğini; taşımazın bedelinin yüksek belirlendiğini, tüm bedele dava tarihinden faize hükmolunmasının yanlış olduğunu, emsalin uygun emsal olmadığını, alıcısının şirket olması nedeniyle emsal olarak kullanılmayacağını, dava konusu taşınmazın emsalden daha değerli kabul edilmesinin değerli kabul edilmesinin doğru olmadığını, taşınmazın takyidatlardan arındırılarak davalı adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, vekâlet ücretinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın dava konusu taşınmazın imar planında ilkokul alanı olarak planlandığı, imar planının kesinleşmesinden itibaren 5 yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen davalı idarece taşınmazın imar planına ayrılış amacına uygun şekilde kamulaştırma yapılmadığı, bu haliyle davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığının ve kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulünün gerektiği, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın eksik ve üstün yanlarının hükme esas alınan bilirkişi raporunda tartışıldığı, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değerli kabul edilerek dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının dava tarihi olan 18.01.2023 tarihi itibarıyla taşınmazın metrekare birim fiyatının 20.340,00 TL olarak kabulünün yerinde olduğu; ancak dava konusu taşınmazda bulunan davacılar payının iptal ve davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şeklinde infazda tereddüt oluşturacak şekilde tescil hükmü kurulması ve dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı, imar planında ilköğretim alanı alanı olarak ayrılmış olması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusunun varlığı kabul edilmek suretiyle İlk Derece Mahkemesince tazminatın hüküm altına alınmış olduğu anlaşıldığından 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereği koşullarının varlığı halinde maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davacı yararına maktu vekâlet ücretinin hüküm altına alınması gerekirken, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekçesiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından kanun ve Anayasa Mahkemesi kararı göz önünde bulundurulduğunda nispi vekâlet ücretine hükmetmiş, davalı vekili tarafından bu hususa açıkça ve süresi içerisinde istinaf talepleri olmamasına rağmen İstinaf Mahkemesi tarafından yetki sınırları dışına çıkarak nispi vekâlet ücretini kaldırıp maktu vekâlet ücretine hükmedildiğini, istinaf mahkemelerinin tarafların istinaf sebepleri ile bağlı olup bunun dışında yetkisinin sınırlarını aşarak karar veremeyeceğinin de kanunda açıkça yazılı olduğu, davalı vekili tarafından açıkça maktu vekâlet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkin bir istinaf talebi bulunmadığından kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz değerinin tespit edilmesi ve idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davacı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin ...'a İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davalı İdare Vekilinin Davacı ... Dışındaki Davacıların Payına İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.