Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11186 E. 2025/9668 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11186
Karar No
2025/9668
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/423 Esas, 2024/1300 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesi 25137 ada 1 parsel sayılı taşınmazda hissesi bulunduğunu, dava konusu taşınmazın, imar planında sağlık ocağı alanı olarak planlanmış olduğu müvekkillerinin mülkiyet haklarının kısıtlandığını, taşınmazın davalı tarafça kamulaştırılmadığını belirterek taşınmazın yargılama sonucunda taşınmazın dava tarihi itibarıyla tespit edilecek piyasa rayiç değerinin yine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili davanın süre aşımı, görev ve husumet yönünden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süre aşımı, görev ve husumet yönünden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığını, bu sebeple reddi gerektiğini, taşınmaza fiilen el atma olmadığından görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, davanın idarî işlemi tesis eden veya tesise yetkili merciler aleyhine açılabileceğini, belediye sınırları içinde kalan yerlerin 1/5000 ölçekli ... ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planlarının ilgili belediyece yapılacağı veya yaptırılacağını, müvekkilinin imar planını hazırlama yetkisi bulunmadığını, yasa gereğince imar planlarının yapılması aşamasında ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınması gerektiğini, ancak bu konuda müvekkilinin görüşünün alınmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazın sağlık alanı olması yönünde bir talebinin de olmadığını, husumetin imar planlarında sağlık alanına ayırma işlemini tesis eden ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına ve ... Belediye Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, dilekçesinde belirttiği yargı kararlarında da vurgulandığı üzere dava konusu tazminata esas taşınmazın, imar planında sağlık alanı olarak gösterilmesi iş ve işlemlerine müvekkilinin herhangi bir dahli olmayıp taşınmaz yönünden ne fiili ne de pasif olarak nitelendirilebilecek herhangi bir eyleminden ve kamulaştırmasız el attığından bahsedilemeyeceğinden, husumet itirazının nazara alınması ve talebine göre karar verilmesi gerektiğini, davanın ilgili belediyelere de ihbarı gerektiğini, istinaf aşamasında istinaf süresinden sonra sunduğu dilekçesinde ise davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kabulü halinde ise avukatlık ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, avukatlık ücreti de yargılama giderlerinden sayıldığından resen gözetilmesi gerektiğini belirtmiştir. 2.Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı idarenin istinaf dilekçesinin usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiş, ek dilekçeye karşı cevabında ise vekâlet ücretinin maktu olmasına ilişkin itirazın istinaf dilekçesinde ileri sürülmediğini, sonradan ileri sürülmesine muvafakatleri bulunmadığını belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Belediye Başkanlığı Kentsel Tasarım Müdürlüğünün 09.05.2022 tarihli yazısına göre davaya konu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında sağlık ocağı alanı olarak planlandığı, bu planlamanın 09.10.1995 tarihinde yapıldığı, taşınmazdaki davacı payının imar uygulaması sonucunda tescil edildiği, taşınmazın imar planındaki özgülenme amacı gözetildiğinde sorumluluğun davalı idareye ait olduğu, bu nedenle davacıların tazminat etme haklarının bulunduğu, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile dava konusu taşınmazın değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, resen gözetilmesi gereken kamu düzenine ilişkin hususlardan olmayıp süresinden sonra ileri sürülen istinaf sebeplerinin ise incelenmesinin mümkün olmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı şekilde yapılan inceleme sonucunda verilen hükümde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde taşınmazdaki davacı payının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11186, K. 2025/9668, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11186-e-2025-9668-k-ecef30e79f14