Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11187 E. 2025/7748 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/11187
- Karar No
- 2025/7748
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/419 Esas, 2024/1192 Karar DAVA TARİHİ : 11.05.2022 KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/191 Esas, 2022/541 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ... ile mirasçısı ...’ın müstakil hisse ile paydaş olduğu Antalya ili, ..., Mahallesi 67 24... parsel sayılı taşınmazın imar planında semt spor sahası olarak ayrıldığını, dava konusu taşınmaza asfalt dökülerek ve kaldırım yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süre aşımı nedeni ile de reddi gerektiğini, davacı tarafın müvekkili idareden herhangi bir kamulaştırmasız el atma tazminat alacağı olmadığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, dava konusu parselin ...Gecekondu Önleme Bölgesinde ve çok değersiz konumda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının hiçbir gerekçesi bulunmadığını, emsalin değerlendirmeye alınma nedeninin belirtilmediğini, kararda gerekçe bulunmamasının bozma sebebi olduğunu, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın küçük bir kısmına fiilen el atıldığı belirtilmiş olup gerekçeli kararın bilirkişi raporu ile çeliştiğini, fiilen el atılmayan kısımlar için de müvekkili idare aleyhine tazminata hükmedildiğini, tek bir bilirkişi raporu ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, sundukları emsallerin bilirkişilerce değerlendirmeye alınmadığını, özensiz olarak hazırlanan yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verilemeyeceğini, Mahkemece hep aynı bilirkişilerin seçildiğini, bilirkişisi önceden belli olan davada adil yargılanma ilkesi ve hukukî güvenilirlik ilkesinin ihlâl edildiğini, ıslahla artırılan miktara ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz sosyal tesis niteliği ve 16.520,00 m² yüzölçümü ile tapuda kayıtlı olup davacıların murisi ...’ın ve davacılardan ...’ın taşınmazda ayrıca kendi adına kayıtlı payla hissedar olduğu, ... Kentsel Tasarım Müdürlüğünün 16.05.2022 tarihli yazısına göre taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında Semt Spor Sahası olarak planlandığı, planlamanın 08.07.2010 tarihinde yapıldığı, ... Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün 11.11.2022 tarihli yazısına göre davaya konu taşınmazın ilk imar uygulaması sırasında kadastro parselinden %35 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılarak oluşturulduğu, ikinci imar uygulaması sırasında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadığı, taşınmazın imar parseli olduğu, ... Mali Hizmetler Müdürlüğünün 12.05.2022 tarihli yazısına göre davaya konu taşınmazın 2022 yılı emlak vergisine esas arsa metrekare birim değerinin 145,00 TL olduğu, taşınmazın bir kısmına davalı idare tarafından yol ve kaldırım yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, husumetin davalı idareye yöneltilmiş olmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, imar planında davaya konu taşınmazın tamamının davalı idarenin sorumluluğundaki alan olarak planlanmış olması ve hâlihazırda da bir kısmına davalı idare tarafından fiilen el atılmış olması gözetildiğinde taşınmazın tamamındaki davacılar hissesine isabet eden tazminat miktarının davalı idareden tahsiline karar verilmiş olmasında da usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı, davaya konu taşınmazın arsa vasfında olduğu kabul edilerek emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... Mahallesi 52 00... parsel sayılı taşınmazın 25.11.2020 tarihli satışının emsal olarak incelendiği, emsal alınan satışın dava öncesinde ve tapuda yapıldığı, resmî senede göre taşınmazın arsa niteliği ile satıldığı, her ne kadar emsalin güncel tapu kaydında üzerinde yapı bulunduğu anlaşılmakta ise de taşınmaz üzerinde kat irtifakı tesis tarihinin satıştan sonra 02.08.2021 tarihinde gerçekleştiği, buna ilişkin evrakların dosyaya celp edildiği, bu satışın emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın özelliklerinin karşılaştırılması sonucunda davaya konu taşınmazın emsalden 1,14 kat daha değerli olduğunun tespit edildiği, ... Mali Hizmetler Müdürlüğünün 25.05.2022 tarihli yazısına göre emsal taşınmazın 2022 yılı emlak vergisine esas arsa metrekare birim değerinin de 145,00 TL olduğu, davaya konu taşınmazın metrekare birim fiyatı belirlenerek davacıların hissesine düşen tazminat miktarının hesaplandığı, taşınmazın konumu ve özellikleri dikkate alındığında belirlenen metrekare birim değeri ve hesaplanan tazminat miktarının fahiş olmadığı, davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemine ilişkin olması nedeniyle değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı; ancak İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maktu karar harcına hükmedilmiş ise de taşınmaza fiilen el atıldığı gözetildiğinde, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının eldeki dava yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı, kamu düzenine ilişkin bu hususun resen gözetilmesi gerektiği, kabule göre de davaya konu taşınmazda bedeline hükmedilen payın tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerektiği hâlde, paya karşılık gelen metrekare üzerinden tescil hükmü kurulduğu gerekçesiyle; davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacılar tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.