Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11112 E. 2025/11187 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11112
Karar No
2025/11187
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/146 Esas, 2024/261 Karar KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırma bedelinin geç ödenmesinden kaynaklanan faiz alacağının tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ..., ... 166 ada 19, 21, 23, 25, 27, 29 parsel ve 1132 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma suretiyle davalıya satışı hususunda 17.08.2021 tarihinde anlaşmaya varıldığını, tapudan terkinin 26.08.2021'de gerçekleştiğini, ancak davalının 76.457.980,00 TL kamulaştırma bedelini 23.11.2021 tarihinde ödediğini ileri sürerek Anayasa'nın 46 ncı maddesinde belirlenen yönteme göre hesaplanan 2.733.634,00 TL faiz alacağının 23.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; 17.08.2021 tarihli anlaşmanın ardından 26.08.2021 tarihinde tapuda terkinin gerçekleştiğini, faizin asıl alacağa bağlı fer'i bir alacak olmasından ötürü asıl alacağın ödenmesinin ardından faiz talebinde bulunulamayacağını, Anayasa'nın 46 ncı maddesindeki düzenlemenin kamulaştırma bedelinin hiç ödenmemesi halinde gündeme gelebileceğini, gecikmiş ödeme durumunda bu maddenin uygulanamayacağını, aksi düşünülse dahi 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin idareye tanıdığı 45 günlük sürenin sona erdiği 11.10.2021 tarihinden itibaren faizin başlatılabileceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2017 tarihli ve 2014/892 Esas, 2017/104 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 14.06.2023 tarihli ve 2022/2671 Esas, 2023/1209 Karar sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 14.06.2023 tarihli ve 2022/2671 Esas, 2023/1209 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacının faiz talebinin yerinde ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda faiz başlangıç tarihinin 26.08.2021 olarak kabul edildiği; ancak 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin altıncı fıkrasında idarenin bedeli uzlaşma tarihinden 45 gün içerisinde hazır etme yükümlülüğü bulunduğunun belirtildiği gözetildiğinde, bu maddeye göre açılan geç ödeme nedeniyle faiz alacağı davasında faiz başlangıç tarihinin uzlaşma tarihinden 45 gün sonrası olan 11.10.2021 olması gerektiğinden, faiz başlangıç tarihinin 26.08.2021 olarak kabul edilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kısmen kabul kararının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,kısmen kabul kararı verildiğinden reddedilen bölüm üzerinden lehlerine vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11112, K. 2025/11187, T. 09.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11112-e-2025-11187-k-e9b8e6e50c89