Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8339 E. 2025/7017 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8339
Karar No
2025/7017
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/120 Esas, 2024/933 Karar DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 16.07.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/440 Esas, 2022/838 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06.05.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ve davalı idare vekili Avukat ... gelmişlerdir. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 657 parsel sayılı taşınmaza (ifraz ve yenileme ile yeni 108 ada 31 ve 33) davalı idarece usulüne uygun kamulaştırma yapılmadan fiilen el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ile talep edilmekte olan alacaklar bakımından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka uygun olmadığını, yolsuz tescil iddiasında bulunulduğundan söz konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali için dava açılması veyahut dava dilekçesinde bu yönde bir talebin olması gerektiğini, yolsuz tescil iddiasında bulunmuş ise de bu konudaki taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hukuka ve maddi gerçeğe uymayan işbu davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma işleminde kullanılan ve taraflarınca sahte olduğu dermeyan edilen .... Noterliğinin 22.11.1989 tarihli ve 15502 yevmiye numaralı vekaletnamesinin, dava konusu ... Mahallesi 1017 ve 1019 parsel ile dava dışı aynı yerde kain 1016, 1018 ve 1020 parsellerin teşkili sonucunu doğuran kök .... Mahallesi 657 parselin ifrazına ilişkin .... Tapu Müdürlüğü'nün 15.01.1990 tarihli ve 78 yevmiye sayılı işlem ile akabinde dava konusu 1017 ve 1019 parsellerin istimlaken ferağ işlemi yanında ayrıca ifraz işlemi sonucunda eş zamanlı olarak teşkil edilen aynı yerde kain 1016, 1018 ve 1020 parsel sayılı gayrimenkullere ilişkin pay satışını da konu edinen ... Tapu Müdürlüğünün 15.01.1990 tarihli ve 79 yevmiye numaralı işlemde de kullanıldığını, bu bağlamda; tüm parsellerin kök 657 parselden ifraz yoluyla oluştuğu, ifraz ve 1016 ve 1018 parsellere ilişkin satış işlemleri de istimlaken ferağ işlemi ile aynı yevmiye numaralı işlemle eş zamanlı olarak yapıldığını ve tüm işlemlerde sahte vekâletname kullanıldığından taraflarınca 2021/427 Esas sayılı dosyaya delil listesinde yer verilmesi üzerine 1017 ve 1019 parsellerden dolayı hak sahiplerine herhangi bir kamulaştırma bedelinin ödenip ödenmediğine dair yazılan 21.04.2022 tarihinde müzekkereye Devlet Su İşleri 3. Bölge Müdürlüğü Emlak ve Kamulaştırma Şube Müdürlüğü tarafından verilen 28.04.2022 tarihli ve E-19466807-752.99-2257333 sayılı cevabi yazı ile "yapılan arşiv araştırması neticesinde .....Çayı Islahı işi nedeniyle 1967 yılında kamulaştırma işlemine tabi tutulan ... Mahallesi, 108 ada 31 ve 33 (eski 657 parsel) no'lu taşınmazlar itirazlı olduğundan bedel blokelerinin yapılmadığının tespit edildiği..” bildirildiğini, gayrimenkullerin kamulaştırılması kapsamında hak sahiplerine kamulaştırma beeli ödenmek bir yana depo dahi edilmediğini, bu durumun bizzat davalı idarenin cevabi yazısı ile açık ve tartışmasız olduğu, kamulaştırma işleminde kullanılan ve tarafımızca sahte olduğu iddia edilen vekaletname aynı zamanda başka parsellerin bir kısım paylarının satışı işleminde de kullanıldığı, kamulaştırma bedelinin ödenmemesi olgusunun hiç irdelenmemesi sebepsiz ve hukuka aykırı olduğunu, anılan sebeplerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından dava konusu .... ili, .... ilçesi, ...Mahallesi, 657 parselin 1990 yılında rızai ferağ işlemiyle ifrazen 1017 ve 1019 parsel nolu kanal vasıflı taşınmazlar olarak DSİ Genel Müdürlüğü adına kamulaştırıldığı, yenileme işlemi sonucu 108 ada 31 ve 33 parsel numaralarını aldığı, davacı tarafın rızaen yapılan ferağ işleminde vekaleten hareket eden ....'yi, davacıların tanımadıklarını yapılan işlemin yolsuz olduğunu iddia ettiği mahkemece söz konusu işlemin iptali için usulünce kesin süre verildiği ancak davacının böyle bir dava açılmasına lüzum bulunmadığını, olayın 7237 sayılı Kanun'un 20 nci maddesiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek 3 üncü maddesine göre çözümlenmesi gerektiğini ifade ettiği, bu nedenle de ayrı bir dava açılmadığı anlaşıldığını,buna göre ; 2942 sayılı Kanun'un Ek 3 üncü maddesi incelendiğinde, maddeye, "tebliği dahil eksik veya hatalı kamulaştırma işlemi bulunmasına rağmen idare adına tescil edilen taşınmazlar" şeklinde yapılan eklemeyle, hükmün, yapılan tebligatlardaki eksiklikler de dahil olmak üzere kamulaştırma işlemlerinde yapılan eksik veya hatalı işlemlerle idare adına tescil edilen taşınmazlar hakkında da uygulanması gerektiği yorumuna ulaşılabilirse de devir işlemi vekaletnamenin sahteliği ispat edilinceye kadar hukuken geçerli bir işlem olup kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasında, kamulaştırma işlemindeki eksiklik veya hata nedeniyle idare adına tescil edilmiş bir taşınmaz bulunması halinde 2942 sayılı Kanun çerçevesinde yargılama yapılabilecek olup, davacılar tarafından kamulaştırma usulüne ve yapılan işlemlere yönelik bir iddia ileri sürülmediğinden ve aksi ispat edilinceye kadar geçerli kabul edilen vekaletnamenin sahteliği iddiasıyla açılacak dava genel hükümlere göre görülmesi gereken ayrı bir dava olduğundan, ön sorun olarak bu davada çözümlenmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılarak, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3. Dosya kapsamına göre tapuda vekil tarafından ferağ verilmek suretiyle ile dava konusu taşınmaz davalı adına tescil edildiği anlaşıldığı, 2942 sayılı Kanun'un kamulaştırma tarihinde yürürlükte bulunan 8 inci maddesi gereğince bu suretle satın alınan taşınmaz sahibinden kamulaştırma yolu ile alınmış sayılacağı ve vekaletnamenin sahteliği iddiasının iş bu davada inceleme konusu yapılamayacağından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aleyhine temyiz olunan davalı yararına 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 28.000,00 TL vekâlet ücretinin temyiz edenden alınmasına, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/8339, K. 2025/7017, T. 06.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-8339-e-2025-7017-k-4c18b3acce28