Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10986 E. 2025/7074 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10986
Karar No
2025/7074
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/35 Esas, 2022/354 Karar DAVA TARİHİ : 03.04.2013 KARAR : Kabul Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin maliki olduğu Antalya ili, .... ilçesi, .... köyü 168 parsel sayılı taşınmazın 2011 yılında Manavgat Belediye Başkanlığı tarafından 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 18 nci maddesi uygulaması sonucu 2.311 m²lik kısmının kıyı kenar olarak ayrıldığını, bu kısım haricindeki kısmın ise 3194 sayılı Kanun'un 18 nci madde uygulaması sonucu düzenleme ortaklık payı alınmak suretiyle imar düzenlemesine tabi tutulduğunu ve yeni imar tapusunun alındığını, dava konusu 2.311 m²lik kısmın ise düzenleme dışı tutularak kıyı kenar olarak ayrıldığını, dava konusu taşınmaza ait kısmın üzerindeki tasarrufun ortadan kaldırıldığını, tamamının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ve bu nedenle müvekkillerinin mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 200.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi isteğiyle dava açmıştır. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın iadesi mümkün olmayan yasal hükümler çerçevesinde kamulaştırılan yerlerden olduğu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.12.2015 tarihli ve 2013/131 Esas, 2015/738 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin 10.12.2015 tarihli ve 2013/131 Esas, 2015/738 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu yetersiz olduğu gibi Mahkemece bilirkişi raporu denetlenmeden hüküm kurulduğu, dosya kapsamından tazminata konu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu anlaşılmış ise de hükme esas bilirkişi raporunda emsal olarak 2 farklı taşınmaz incelenmiş olup emsallerden 2352 ada 2 sayılı parselin satış tarihindeki metrekare değeri değerlendirme tarihi olan dava tarihine güncellenince çıkan metrekare değerinin gerçek piyasa durumunu yansıtmadığı gerekçesiyle bilirkişilerce değerlendirmede dikkate alınmadığı, değerlendirmeye esas alınan diğer emsal 2352 ada 3 sayılı parsel ise değerlendirme tarihinden sonra yapılan bir satış olması nedeni somut emsal olarak kabul edilemeyeceği, çekişmeli taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı belirlenerek taşınmazın kıyıya terkinine yönelik hüküm kurulmuş ise de davacılar adına olan tapu kaydının iptali yönünde hüküm kurulmamış olması da doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulü ile belirlenen bedelin davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla arazi vasfında olduğunu, taşınmazın arsa niteliğinde kabul edilmesi suretiyle yüksek bedel belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10986, K. 2025/7074, T. 07.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10986-e-2025-7074-k-481ae9dc0aca