Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10980 E. 2025/8812 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10980
- Karar No
- 2025/8812
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/56 Esas, 2024/251 Karar KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesi uyarınca açılan davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... Mahallesi, 321 ada 15 Parsel sayılı davalılar adına kayıtlı taşınmazın ... Komutanlığına ait Askeri Saha içerisinde kaldığını, bu taşınmazın Milli Savunma Bakanlığınca kamulaştırıldığını, Takdir Komisyonunca taşınmaz için biçilen değerin 6830 sayılı İstimlak Kanunu (6830 sayılı Kanun) hükümlerine uygun olarak bankaya makbuz karşılığı ve davalıların nam ve hesabına bloke edildiğini, davalılar ve varislerinin bugüne kadar kamulaştırma işlemine ve kamulaştırma bedeline karşı herhangi bir dava açmadıklarını beyanla davaya konu taşınmazın 6830 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi gereği davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.05.1984 tarihli ve 1983/50 Esas, 1984/125 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve davaya konu taşınmazların davalı taraf adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 08.03.2016 tarihli ve 2014/6705 Esas, 2016/3993 Karar sayılı kararı ile bir kısım davalıların dava tarihinden evvel vefat ettikleri, bir kısmının ise yargılama sırasında vefat ettikleri, bu kapsamda taraf teşkilinin tam olarak sağlanmaksızın esas hakkında karar verilmesinin doğru olmadığı, dava konusu 28 parça taşınmaz hakkındaki yargılamanın sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için her bir parsel yönünden davaların ayrılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 27.11.2019 tarihli ve 2018/710 Esas, 2019/1355 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak verilen tefrik kararı sonrası davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 27.11.2019 tarihli ve 2018/710 Esas, 2019/1355 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairece yapılan inceleme sonucunda dava konusu taşınmazın ... İl İdare Kurulunun 23.08.1973 tarihli ve 1973/1448 sayılı kamu yararı kararı uyarınca kamulaştırılmasına karar verildiği, kamulaştırma tarihinde malik olan davalı-muris ... adına çıkarılan noter tebliğinin "muhatabın kızı ...'e" 31.01.1974 tarihinde tebliğ edildiği, tebligatın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 16 ncı maddesi “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan aile efradından veya hizmetçilerinden birine yapılır.” şeklinde düzenlenmiş olup, bu maddeye göre tebligatın üzerinde kendisine tebliğ yapılacak kişinin evde bulunmama sebebi ile tebligatı alan kişinin muhatap ile aynı çatı altında oturduğunun belirtilmesi gerekli olup, yapılan tebligatta muhatabın adreste bulunmama sebebi ile muhatabın kızı ile birlikte oturduğunun yazılmadığı anlaşıldığından, adı geçen murise yapılan tebligat geçersiz olduğu gibi dosyada mevcut 58 inci ... Tümen Saymanlığının 15.02.1974 tarihli ve 187 sayılı yazısında da dava konusu taşınmaza ilişkin davalı-muris ... adına kamulaştırma bedelinin şartlı olarak ikinci bir işâra kadar ödeme yapılmamak kaydı ile bankaya yatırılmış olduğunun anlaşıldığı, bu itibarla kesinleşmiş bir kamulaştırma işleminin varlığından söz edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 01.07.2022 tarihli ve 2022/156 Esas, 2022/323 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin 01.07.2022 tarihli ve 2022/156 Esas, 2022/323 Karar sayılı sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemce yapılan inceleme sonucunda; Mahkemenin verilen 27.11.2019 tarihli kararında davanın kabulüne karar verildiği ve bu kararın da dahili davalılardan ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmediği nazara alındığında, bu davalılar yönünden davanın kabulüne ilişkin karar davacı idare lehine usuli kazanılmış hak oluşturacağı gözetilmeden adı geçen dahili davalıların payını da kapsar şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dahili davalılar ..., ..., ..., ... ve ... bakımından mahkemenin 27.11.2019 tarihli ve 2018/710 Esas, 2019/1355 Karar sayılı kararı kesinleştiğinden adı geçen dahili davalılar yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, diğer davalılar yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.