Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5245 E. 2025/3377 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5245
Karar No
2025/3377
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/4 E., 2024/104 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine Taraflar kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ...köyü 121 ada 16, 114, 121, 145, 159, 182, 107 ada 31, 163, 117 ada 63 ve 64 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tespitinin yapılması gerekirken davalılar adına tespit edildiğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin,18.06.2010 tarihli ve 2008/108 Esas, 2010/76 Karar sayılı ilk kararıyla, "... dava konusu 121 ada 114, 145 ve 159 no.lu parsellerin eski tarihli memleket haritasında orman rumuzunun bulunduğu yer içerisinde kaldığı, amenajman haritasında orman toprağı rumuzunun bulunduğu yer içerisinde kaldığı, hava fotoğrafından orman arazisi niteliğinde olan alanlar içerisinde kaldığı ve ayrıca ilgili orman yasaları nedeniyle de orman sayılan yerlerden olduğu, dava konusu 107 ada 31, 163, 117 ada 63, 64, 121 ada 16, 121, 182 no.lu parsellerin ham toprak v.s açısından özel mülkiyete engel halinin bulunmadığı, bu parsellerin tarla olarak kullanımının sürdürüldüğü, parsellerin davalıya 1971 depremi öncesi yapılan taksim sonucu intikal ettiği ve davalı tarafından zilyetliğin aralıksız sürdürüldüğü, bu parseller üzerinde davalı tarafın nizasız fasılasız malik sıfatıyla 20 yıllık zilyetlik şartlarının oluştuğu ..." gerekçesiyle verilen, davalı ... adına yapılan tespitin iptali ile dava konusu 121 ada 114, 145 ve 159 no.lu parsellerin davacı Hazine adına orman vasfıyla tespit ve tesciline, 107 ada 31, 163, 117 ada 63, 64, 121 ada 16, 121, 182 no.lu parsellerin davalı ... adına aynı vasıflarla tespit gibi tesciline dair ilk karar, davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.02.2011 tarihli ve 2010/14956 Esas, 2011/1115 Karar sayılı ilamıyla; "... dava konusu olan bütün taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı konusunda araştırma ve inceleme yapılmadığı açıklanarak, İlk Derece Mahkemesince, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanun'lar karşısındaki durumunun saptanması, davalı 121 ada 16 sayılı parselin kuzeyindeki 121 ada 15 ve güneyindeki 121 ada 17 sayılı parsellerin dava konusu oldukları, diğer yönlerden ise orman parseli ile çevrili olduğu, dava konusu olan bu komşu parsellerin dava dosyaları getirtilerek taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklığı olup olmadığının değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, 22.10.2015 tarihli ve 2019/490 Esas, 2019/6250 Karar sayılı kararla verilen, davacı Hazinenin davasının kısmen kabulü ve kısmen reddi ile dava konusu...köyü 121 ada 114, 145, 159 ve 117 ada 63 nolu parsellerin tespitlerinin iptaline ve davacı Hazine adına orman vasfıyla tespit ve tesciline, dava konusu...köyü 107 ada 31, 163, 117 ada 64, 121 ada 16, 121 ve 182 nolu parsellerin davalı ... adına aynı vasıflarla tespit gibi tesciline dair ikinci karar, davacı Hazine ve davalı ...' ın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.11.2019 tarihli ve 2019/490 Esas, 2019/6250 Karar sayılı ilamıyla; "... hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazların eğimin neye göre belirlendiğinin belirtilmediği açıklanarak, taşınmazların eğiminin klizimetre ile ölçülerek ve yine topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınması, taşınmazların niteliğinin saptanması bakımından çekişmeli taşınmazları kapsayan en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15-20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenmesi, orman bilirkişi raporu ekindeki hava fotoğraflarında koyu gözüken taşınmazlar üzerinde ne olduğu koyuluğun neden kaynaklandığının da açıklanması, taşınmazlardan 121 ada 16 no.lu parsel hakkında tespit gibi tesciline karar verildiği halde yüzölçümü kadastro tutanağında yazmadığından yüzölçümü hanesinin mahkemece doldurulması, davalının kadastro çalışması sırasında senetsizden edindiği başka taşınmazlar olup olmadığının araştırılması, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir harita mühendisi ve bir ziraat mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanun'lar karşısındaki durumunun saptanması ..." gereklerine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacının davasının kısmen kabulü ve kısmen reddine, davaya konu ................. köyü 121 ada 145 parsel, aynı köy 121 ada 159 parsel, 117 ada 63 parsel, 117 ada 64 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 121 ada 145 parselin tarla vasfı ve 6399,65 m² yüzölçümü ile 121 ada 159 parselin tarla vasfı ve 5475,99 m² yüzölçümü ile 117 ada 63 parselin ham toprak vasfı ve 4464,98 m² yüzölçümü ile 117 ada 64 parselin tarla vasfı ve 14957,83 m² yüzölçümü ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davaya konu ......................... köyü 121 ada 16 parsel, aynı köy 121 ada 114 parsel, aynı köy 121 ada 121 parsel, aynı köy 121 ada 182 parsel, aynı köy 107 ada 163 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin tespit malikinin ölü olması sebebiyle iptali ile 121 ada 16 parselin tarla vasfı ve 11956,08 m² yüzölçümü ile 121 ada 114 parselin tarla vasfı ve 17851,52 m² yüzölçümü ile 121 ada 121 parselin tarla vasfı ve 2832,75 m² yüzölçümü ile 121 ada 182 parselin tarla vasfı ve 1994,40 m² yüzölçümü ile 107 ada 163 parselin tarla vasfı ve 594,73 m² yüzölçümü ile tamamı 40 pay kabul edilerek; murisleri adına Bingöl Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/923 Esas, 2021/953 Karar sayılı 01.09.2021 tarihli veraset ilamındaki miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, davaya konu ...köyü, 107 ada 31 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisinin 22.5.2024 tarihli bilirkişi ek raporu ve ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 1.021,30 m²lik kısmın tefrik edilerek aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tarla vasfı ve 1.021,30 m² yüzölçümü ile tamamı 40 pay kabul edilerek, tespit malikinin Bingöl Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/923 Esas, 2021/953 Karar sayılı 1.9.2021 tarihli veraset ilamındaki mirasçıları adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, 22.5.2024 tarihli fen bilirkişisi ek raporu ve ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 7.974,81 m²lik kısmın ise ..........................köyü 107 ada 31 parsel numarası altında tarla vasfı ve 7.974,81 m2 yüzölçümü ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu ...köyünde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapıldığı, bu çalışmada taşınmazların orman sınırları dışında bırakıldığı ve arazı kadastrosu tespitinde dava konusu 107 ada 31 ve 163, 117 ada 63 ve 64, 121 ada 16, 114, 121, 145, 159 ve 182 parsel sayılı taşınmazların, belgesizden tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edildiği, bu taşınmazlardan 121 ada 16, 114, 145 ve 159 parsel sayılı taşınmazların sınırında bulunan orman parselinin dava konusu olması nedeni ile kadastro tutanaklarının yüzölçüm hanesinin boş bırakıldığı ve 04.03.2006 tarihi itibariyle askı ilanına çıktığı ve eldeki dava nedeniyle kesinleşmediği anlaşılmıştır. 1. Dava konusu ..................köyü 121 ada 16, 114, 121, 182 ve 107 ada 163 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar, bu parseller yönünden usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin bu parseller hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava konusu ...köyü 107 ada 31 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava konusu 107 ada 31 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına tesciline karar verilen bölümünün bir kısmının, hava fotoğraflarına ve güncel parsel sorgulama görüntülerine göre öncesinde ve halen kullanılmadığı anlaşılmakta olup, bu durum karşısında İlk Derece Mahkemesince, kullanılmayan bu kısımlar belirlenip fen bilirkişisi krokisinde işaretlenmesi suretiyle, kullanılmayan bu bölüm hariç tutulmak suretiyle davalı taraf adına tescil hükmü kurulması gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı Hazine vekilinin, dava konusu ...köyü 121 ada 16, 114, 121, 182 ve 107 ada 163 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bu parseller yönünden ONANMASINA, Davacı Hazine vekilinin, dava konusu 107 ada 31 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca bu parsel yönünden BOZULMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5245, K. 2025/3377, T. 05.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5245-e-2025-3377-k-bbcfc1a86c09