Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10786 E. 2025/9755 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10786
- Karar No
- 2025/9755
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/862 Esas, 2013/532 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı idare, davalı ...kayyımı vekili ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... köyü 4, 1791, 1794 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Bir kısım davalılar vekili Av. ... cevap dilekçesinde özetle; idarenin uzlaşmak için önerdiği bedelin gerçek değerin çok altında olduğunu, kapitalizasyon faizinin %3 oranında alınması gerektiğini, objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, dava tarihinden itibaren en yüksek oranda faiz uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Bir kısım davalılar vekili Av. ... cevap dilekçesinde özetle; daha önce belirlenen kamulaştırma bedelinin çok düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın 1. sınıf sulu tarım arazisi niteliğinde olduğunu, yol kenarında bulunmakta olup ulaşım sorunu olmadığını, Akdeniz iklim kuşağında yer aldığını, kapitalizasyon faiz oranının %3 olarak alınmasını, dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faize hükmedilmesini talep etmiştir.
3. Bir kısım davalılar vekili Av. ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, dava konusu taşınmazın 1. sınıf tarım arazisi olduğunu, kapitalizasyon faizinin %3, objektif değer artışının dikkate alınması gerektiğini, dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faize hükmedilmesini talep etmiştir.
4.Bir kısım davalılar vekili Av. ... cevap dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin çok düşük olduğunu, taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, aksi yönde kanaat oluşursa taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabul edilerek %3 oranında kapitalizasyon faizinin uygulanmasını, objektif değer artışının %100 oranında alınması gerektiğini, tespit edilen bedele dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz uygulanmasını ve müvekkilleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalı ...kayyımı vekili ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, münavebeye alınan ürünlerin yörede yetiştirilen ürünler olmadığını, kapitalizasyon faiz oranının yüksek uygulandığını, böylece taşınmaz için fahiş bir bedel belirlendiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ...kayyımı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf teşkili sağlanmadan, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, dava tarihinin dört ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına ilişkin hüküm kurulmamasının hatalı olduğunu, vekil olarak davaya dahil edilmedikleri için müvekkilleri lehine vekâlet ücretine de hükmedilmediğini ileri sürmüştür. 3. Bir kısım davalılar vekili Av. ... temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, lehlerine 1500 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, dava tarihinin dört ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına ilişkin hüküm kurulmamasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
4. Bir kısım davalılar vekili Av. ... temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının %3 yerine %5 olarak alınmasının hatalı olduğunu, taşınmaza objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, tespit edilen bedele acele el koyma tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz uygulanması gerektiğini, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
5. Bir kısım davalılar vekili Av. ... temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının %3 yerine %5 olarak alınmasının hatalı olduğunu, taşınmaza objektif değer artışı uygulanması gerektiğini, tespit edilen bedele acele el koyma tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz uygulanması gerektiğini, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki ... ili, ..., ... köyü 4, 1791, 1794 parsel sayılı taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare, davalı ...kayyımı vekili ve bir kısım davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dava konusu taşınmazda davacıya ait pay esas alınarak hüküm kurulması gerekirken davacı idarenin 102349/317520 oranında pay sahibi olduğu ve paydaşlardan ..., ..., ..., ...., ..., ...., ..., ...., ...., ..., ...'in davalı olmadığı gözetilmeksizin gerekçesi gösterilmeden tam paya göre hüküm kurulması doğru değildir.
5. Acele kamulaştırma dosyaları getirilmeden eksik inceleme sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
6. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi uygun değildir.
7. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre tapu maliki ...ve ... kızı ...ile uzlaşma görüşmelerinin yapılmadığı anlaşılmakla; 2942 sayılı Kanun'un 8 inci maddesindeki şartlar gerçekleşmediğinden davanın tapu maliki ...ve ... kızı ...yönünden ön şart yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde değildir.
8. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare, davalı ...kayyımı ve bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde iadesine,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.