Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10777 E. 2025/9104 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10777
Karar No
2025/9104
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/306 Esas, 2024/111 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada sonucu verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ili, ... ilçesi, ... beldesi, ... köyü, ... mevkii 21 ada 1 parsel de kain tarlanın hissedarları olduklarını, söz konusu mevkiide yapılan orman kadastro işleminin 1977 yılında kesinleştiğini, söz konusu kesinleşmiş kadastro işlemine istinaden ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/475 Esas, 2010/556 Karar sayılı kararı ile taşınmazın tapusunun iptal edildiğini ve bu kararın Yargıtayca onandığını, müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tapu sicilinin tutulması nedeniyle Devletin sorumlu olduğu iddiasıyla gerçek zararının tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz orman sınırları içerisinde kaldığından tapusunun iptal edildiğini ve Hazine adına orman vasfıyla tapuya tesciline karar verildiğini, davacının ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/475 Esas, 2010/556 Karar sayılı kararını temyiz etmeyerek kararın bu şekilde kesinleşmesine kendisinin sebebiyet verdiğini, kadastronun yaptığı ilk tapulama işleminin yolsuz tescil hükmünde olduğunu, davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını davanın haksız açıldığını savunarak bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.11.2015 tarihli ve 2014/259 Esas, 2015/381 Karar sayılı kararı ile Mahkemece yapılan yargılama sonucu: davanın kabulü ile toplam 2.075,232,04 TL'nin 100,00 TL'si için dava tarihinden, 2.075.132,04 TL'si için ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi şartlarının oluştuğunu; Orman Yönetimi tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasında mahkemenin Orman Yönetiminin talebini aşar şekilde taşınmazın tahdit dışında kalan ve Akdeniz denizi içinde kalan bir kısmının da tapusu iptal edildiğinden, bu bölümler yönünden de davacının oluşan zararının giderilmesi gerektiğinden Mahkmece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının zararı ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/475 Esas, 2010/556 Karar sayılı kararının tapu malikleri yönünden kesinleştiği tarihte oluşmuş olup Mahkemece bu tarihin değerlendirme tarihi olarak esas alınması gerektiği, yeterli arsa arazi araştırılması yapılmaksızın, taşınmazın bir kısmının arazi, bir kısmının ise arsa olarak kabul edilerek zararın piyasa araştırmasına göre belirlendiği keşfe katılmayan Harita ve Kadastro Mühendisi Gayrimenkul Değerleme Uzmanından alınan denetim elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı kabule göre de bedelin tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 04.07.2022 tarihli ve 2019/48 Esas, 2022/283 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 04.07.2022 tarihli ve 2019/48 Esas, 2022/283 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece yapılan inceleme sonucunda; bozma kararına uyularak bilirkişiden rapor alınmış ise de alınan rapor hüküm kurmaya elverişli olmadığı; arsa niteliği ile taşınmaza değer biçen ve hükme esas alınan 02.01.2021 tarihli bilirkişi raporu üç kişiden oluşturulacak bilirkişi kurulu yerine tek bilirkişi tarafından hazırlandığından geçerli görülmediğinden yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece yetersiz inceleme ile tanzim edilmiş bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verildiği, belirlenen bedelin fahiş olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10777, K. 2025/9104, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10777-e-2025-9104-k-77bf09c9b04a