Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/1032 E. 2024/7620 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1032
- Karar No
- 2024/7620
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1019 Esas, 2023/907 Karar DAVA TARİHİ : 05.12.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Solhan Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/1151 Esas, 2020/1311 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Bingöl ili, ...,... köyü 125 ada 10 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden acele koyma bedelinin mahsup edilmesi suretiyle fazladan depo edilen bedelin davalıdan alınarak davacı Hazineye verilmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline, taşınmazın baraj gölü sahası içerisinde kalması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16 ncı maddesinin (C) bendi uyarınca tapudan terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup hükme esas alınamayacağını, taşınmazın vasfının tespitinde yeterli araştırma yapılmadığını, taşınmaz her ne kadar sulu tarım arazisi olarak kabul edilmiş ise de suyun taşınmazın sulanmasında her mevsim için yeterli olup olmadığının, ayrıca kaynağının araştırılmadığını, münavebeye esas alınan ürünlerin o yörede mutad olarak ekilen ürünlerden olmadığını, ürün fiyatının üreticinin eline geçen gerçek miktarı yansıtmadığını, hesaplama yapılırken ürün verim miktarının yüksek alındığını, % 5 oranında uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, bilimsellikten uzak olup hükme esas alınamayacağını, münavebeye esas alınan ürünlerin o yörede mutat olarak yetiştirilen ürünlerden olmadığını, dava konusu taşınmaz sulu tarım arazisi vasfında olup kapitalizasyon faiz oranının % 4 oranında uygulanması gerektiğini, % 20 oranında uygulanan objektif değer artış oranının çok düşük olduğunu, hesaplama yapılırken üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında alınmasının doğru olmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi kök ve ek raporunun birbiriyle çeliştiğini, taşınmaz üzerindeki ceviz ağaçlarının yaşının hatalı tespit edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sulu kapama ceviz bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine gelir metoduna göre resmi veriler uyarınca % 5 oranında kapitalizasyon faiz oranı ile % 20 oranında objektif değer artışı uygulanmak; üzerindeki yapıya ise resmi birim fiyatı esas alınmak suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna uygun, hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, münavebeye esas alınan ürünlerin o yörede ekilen ürünlerden olmadığını, tespit edilen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, objektif değer artışı uygulanmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, % 5 oranında uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Sulu kapama ceviz bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak; üzerindeki yapıya ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatı esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygun görülmüştür. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.