Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10121 E. 2025/6228 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/10121
Karar No
2025/6228
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2336 Esas, 2023/1172 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çınar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/353 Esas, 2022/169 Karar Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taşınmazı satın aldıktan sonra taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 41 nci maddesi uyarınca yapılan düzeltme sonucu taşınmazın yüzölçümü azaldığından, uğramış olduğu zararın; düzeltmenin tapuya tescil edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve hak düşürücü sürelerin tamamı geçirilmiş olmasına rağmen bu hususun gözardı edildiğini, dava, konusu itibarıyla tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı tazminat iddialarını içerdiğinden husumetin Tapu ve Kadastro Müdürlüğü, Belediye veya ilgili diğer idarelere yöneltilmesi gerektiğini, ayrıca yapılan işlemlerin idari işlem olması sebebiyle davanın İdare Mahkemelerinde açılması gereken bir dava olduğunu, dava konusu taşınmazdaki azalma nedeniyle Hazine lehine bir artış söz konusu olmadığından davacının, müvekkil idareye dava yöneltmesinde hukuki bir menfaatinin bulunmadığını, davacı, değişiklik olduğu iddia edilen yüzölçüme ilişkin işlemlere karşı herhangi bir itirazda bulunmayıp, tüm hukuki vecibeleri kabul ettiğini beyan ettiğini, davacının söz konusu taşınmazı devir alırken kabul ettiği hisse yanlışlıklarına karşı, dava açma süreleri geçtikten sonra dava açmasının iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, davacı taşınmazdaki hisse yanlışlığını bilmesine rağmen taşınmazı bilerek ve isteyerek satın almış olup, herhangi bir hataya düşmüş olmadığı gibi, değişiklik yapıldığı iddia edilen yüzölçümlere süresinde de itiraz etmediğini, davacının satın aldığı şahıstan tazminat talep etmesi gerekirken, Maliye Hazinesine karşı açılan davanın usul ve kanuna aykırı olduğunu, eksik inceleme ile bilirkişi raporunun hazırlandığını, tespit edilen bedelin yüksek olduğunu, yüzölçümü eksikliği iddiası bir an olsun kabul edilse dahi, taşınmazın fiziki olarak yüzölçümünde bir değişiklik olmadığını, sadece kağıt üzerinde bir eksikliğin olduğu hususunun göz ardı edildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı 03.01.2022 ve 10.01.2022 tarihli bilirkişi raporlarının ayrıntılı, gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, kararda usul ve kanuna uygun olmayan bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... köyü 38 parsel sayılı 2.037.375,00 m² yüzölçümlü taşınmazda davacının 01.07.2003 ve 30.12.2009 tarihlerinde hisse satın aldığı, Tapu Müdürlüğünün 05.04.2012 tarihli işlemi ile 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi gereğince teknik hataların düzeltildiği ve taşınmazın 1.807.528,56 m² olarak tescil edildiği, alınan raporlara göre yüzölçüm farkının yazım hatasından kaynaklandığı, eldeki davanın ise 09.03.2018 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurullarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Dosya kapsamından; tazminat isteğine dayanak Halkapınar köyünde bulunan 38 nolu parselde kayıtlı taşınmazın kadastro tespitinin kesinleşmesiyle 25.08.1975 tarihinde tapu kaydının oluştuğu ve çaplı krokiye bağlandığı, o tarihten bu yana taşınmazın fiilen kullanım sınırlarının değişmediği 1.807.528,56 m²lik yüzölçümüne sahip olduğu, davacının taşınmazın bulunduğu köyde sakin olması karşısında 2.037.375,00 m² yüz ölçümünün çok daha geniş bir alanı kapsayacağını ve dava konusu taşınmazın bu büyüklükte olmadığını 2.037.375,00 m²lik yüzölçümü ile 1.807.528,56 m²lik yüzölçümü farkını bilebilecek durumda olduğu anlaşılmakla davacının satın aldığı taşınmazda bu kadar büyük bir hataya düştüğü inandırıcı bulunmadığı gibi 4721 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz.'' hükmü ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.02.2025 tarihli ve 2023/5-16 Esas, 2025/36 Karar sayılı kararı karşısında davacının iyiniyetli olduğunun kabulü mümkün görünmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı Hazine vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/10121, K. 2025/6228, T. 28.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-10121-e-2025-6228-k-a901f0fbe6b5