Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10009 E. 2025/2927 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10009
- Karar No
- 2025/2927
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1677 Esas, 2023/1363 Karar KARAR : Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/54 Esas, 2022/153 Karar Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek, Tekik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kocaeli ili, ... ilçesi, ... (...) Mahallesi, 4541 ada 14 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının Orman İdaresi tarafından açılan dava sonucunda iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu nedenle mülkiyet hakkı ihlal edildiğinden uğradığı zararın tazminini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davanın şartlarından zararın bulunması koşulunun oluşmadığını, taşınmazın halen davalı adına kayıtlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas teşkil eden 12.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın değerinin gerçekte olduğundan çok daha düşük belirlendiğini, bilirkişi heyetince belirlenen değerin taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, ada numarası bulunan dava konusu taşınmazın arsa vasfınında olup şuyulandırma sonucu oluştuğu da göz önünde bulundurulur ise daha önce düzenleme ortaklık payı düşülmüş olan bu taşınmazdan yeninden düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi heyetinin taşınmazın boş arsa olarak kiraya verilmesi halinde aylık herhangi bir gelir getirebilecek durumda olmadığına yönelik tespitinin taşınmazın hali hazırda kiracı bir firma tarafından kullanmakta olduğu gerçeği karşısında gülünç sayılabilecek bir beyandan ibaret olduğunu, dava konusu taşınmazın göz önünde bulundurulması gereken birçok müspet özelliğine karşılık somut emsal alınan taşınmazdan yalnızca %5 oranında daha değerli olduğunun ifade edilmesinin kabul edilemez olduğunu, emsal olarak bildirdikleri taşınmazın bilirkişiler tarafından inceleme konusu yapılmadığını mahkemece bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmamasının hakkaniyete aykırı bir kararın oluşmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek davalarının tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde olması sebebiyle tapu iptali hukuka uygun olup davanın tümüyle reddi gerektiğini, orman niteliği taşıyan, niteliği itibarıyla alt yapı hizmetlerinden yararlanmayan, üzerinde yapılaşma imkanı olmayan, şehir merkezine uzak, anayola bağlantısı olmayan ve alım satım kabiliyeti düşük dava konusu taşınmaz için bilirkişiler tarafından belirlenen değerin taşınmazın emsallerine oranla yüksek olduğunu, emsal olarak belirlenen taşınmazın dava konusu taşınmaza benzerlik göstermediğini ve dava konusu taşınmaza oranla özellikleri itibarıyla daha değerli bir taşınmaz olduğunu, dava konusu taşınmaz mevcut zemindeki yerine imar uygulaması ile gitmiş olup, önceki konumu üzerinden değerlendirme yapılmamasının hatalı olduğunu, taşınmazın imar uygulaması öncesi konumu dikkate alınmak suretiyle daha düşük bir bedel takdiri yapılması gerekirken, önceki bilirkişi raporunda belirlenen 473.352,00 TL bedelin de üzerinde bedel belirlenmesinin denetlenebilir olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Kanun'un 1007 inci maddesi gereğince, tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle zarara uğrayan kişinin bütün zararlarından Devletin sorumlu olduğunu, arsa niteliğinde olan taşınmaz için emsal satışlara göre değer belirlenmesinin yerinde olduğu, bilirkişi heyetinin raporunda emsal taşınmaz ile dava konusu taşınmazın karşılaştırılmasının usule uygun olduğu, ne var ki belirlenen tazminat miktarları Dairece bölgenin piyasa rayiçlerine uygun bulunmuş ise de Mahkemece taşınmazın dava tarihindeki değeri olarak tespit edilen 562.350,00 TL'nin esas alınması gerekirken tapu iptal ve tescil kararının kesinleşme tarihindeki değerinin esas alınması hatalı bulunduğundan davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacının dava konusu taşınmazı üzerinde herhangi bir şerh olmaksızın 30.06.1993 tarihinde satış yolu ile edindiği, Orman İdaresi tarafından açılan tapu iptal ve tescili davası sonucunda Gebze 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/612 Esas, 2018/528 Karar sayılı kararı ile davaya konu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, anılan hükmün 04.02.2019 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 26.09.2019 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. 3.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.