Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/4382 E. 2023/11447 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4382
- Karar No
- 2023/11447
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/85 Esas, 2019/73 Karar KARAR : Ret Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 439 parsel numaralı 4.700,00 m²lik taşınmazdan 1.250,19 m² kamulaştırma alanı olarak belirleren kısmının 1/3 hisse alanına tekabül eden 416,73 m² ile aynı mevkide yer alan 366 parsel nolu 19.900,00 m² yüzölçümlü taşınmazdan kamulaştırma alanı olarak belirlenen kısmının 1/3 hisse oranına tekabül eden 426,89 m² olarak belirlenen taşınmazlara idarece çok düşük değer verilmesi nedeniyle iptal edilen satın alma tutanaklarında belirtilen m² miktarlarına ve m² bedel olarak tutarlara fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik iptal edilen satın alma tutanağında kamulaştırma alanı olarak yukarıda belirtilen iki parseldeki davacının 1/3 hisse toplamı olan 879,62 m² için toplam 8.500,00 TL'lik kamulaştırmasız el atma bedelinin dava tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek reeskont faiziyle tahsiline, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, davacı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tapuya terkin ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 439 ve 366 parselin Ankara - ... ayrımı ... 15. Bölge hududu devlet yolu yapımı nedeniyle müvekkil idarenin kamulaştırma sahasında kaldığını, dava konusu edilen 439 nolu parselden 1.250,19 m²lik alan ile 366 nolu parselden 1.388,67 m²lik alanın kamu yararı kararına istinaden kamulaştırmaya tabi tutulduğunu, davanın öncelikle otuz günlük hak düşürücü süre yönünden inclenmesini ve süre aşımı var ise reddini, yine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen geçici 6 ncı maddesi gereğince ilgili idareden tazminat talebinde bulunulması halinde öncelikle uzlaşma yoluna gidilmesinin esas olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddini talep etmiş, devamla uzlaşma sağlanmaması durumunda kamulaştırmasız el atma davasının açılabileceğini, davacının talebinin fahiş olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde ipotek haciz, irtifak vs. takyitlar bulunması durumunda taşınmazın değerinden düşülmesinin gerektiğini, reeskont faiz talebinin kanuna uygun bulunmadığını, davanın kabulü halinde hükmedilecek tazminata yasal faiz oranı uygulanmasının gerektiğini belirterek yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.02.2015 tarihli ve 2012/156 Esas, 2015/52 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, mahallinde yapılan keşif sonucu alınan rapor uyarınca dava konusu 366 parselden ifrazen oluşan 770 parsel ile dava konusu 439 parselden ifrazen oluşan 748 parsel sayılı taşınmazların dava tarihindeki değerinin biçilmesinde ve bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir; ancak dosya içerisindeki kamulaştırma evrakından, dava konusu 366 parselin 5.847,00 m²lik (ifrazen oluşan 771 parsel) kısmı ile 439 parselin 655 m²lik (ifrazen oluşan 749 parsel) kısmının 16.05.1970 tarihli ve 970/72 sayılı kamu yararı kararı ile Ankara-Çankırı devlet yolu kamulaştırma sahasında kalmaları nedeniyle davalı idarece kamulaştırıldığı, kamulaştırma evrakının tebliğine ilişkin olarak çıkartılan noter tebligatının davacı ...'in kendisine 18.10.1973 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davalı idarece yapılan tebliğden itibaren 2942 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde yazılı 30 günlük hak düşürücü süre içinde bedel arttırım davası da açılmamış olduğundan kamulaştırma işlemi kesinleşmiş olup, 366 parselden ifrazen oluşan 771 parsel ile 439 parselden ifrazen oluşan 749 parsel sayılı taşınmazlar yönünden kamulaştırmasız el atmadan bahsedilemeyeceği gözetilerek, bu parsellere ilişkin olarak davanın reddi yerine, kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 366 parselden ifrazen oluşan 771 parsel sayılı taşınmaz ile 439 parselden ifrazen oluşan 749 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; 24.04.2008 tarihli ve 2008/80 sayılı Kamu Yararı Kararına istinaden kamulaştırılan dava konusu 366 parselden ifrazen oluşan 770 parsel ile dava konusu 439 parselden ifrazen oluşan 748 parsel sayılı taşınmazlar için hüküm kurulması gerektiğini, dava konusu 770 ve 748 parsel sayılı taşınmazda davacı hisselerine ilişkin, yapılan yargılama sırasında, davacı ile uzlaşma yoluna gidilerek davacıya gerekli ödemeler yapılmış ve akabinde müvekkil idare adına tescil işlemleri gerçekleştirildiğinden bu parseller için de dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılarak taşınmaz bedelinin ve ecrimisil bedelinin tahsili hususundadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına...” karar verilmiştir. 4. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Dava konusu 366 parselden ifrazen oluşan 770 parsel ile 439 parselden ifrazen oluşan 748 parsel sayılı taşınmazlar yönünden verilen kararın bozma konusu yapılmadığı ve ilk kararla verilen hükmün kesinleştiği anlaşılmakla mahkemece bozma öncesi verilen kararın bozma ile ortadan kalktığı gözetilmeksizin infazda tereddüt yaratacak şekilde bu parseller yönünden yeniden hüküm kurulmaması bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, 23.11.2023. tarihinde oy birliğiyle karar verildi.