Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/12728 E. 2024/4196 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12728
Karar No
2024/4196
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1289 Esas, 2022/2967 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mut 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/243 Esas, 2017/262 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;... ili,...lçesi, ... Mahallesi 158 ada 12 (ifrazen 158 ada 105) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi ibraz etmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin çok yüksek olduğunu, dava konusu taşınmaza rayicinin çok üzerinde değer takdir edildiğini, bilirkişi raporunun usul ve kanuna uygun olmadığını, % 40 düzenleme ortaklık payı kesilmesi gerektiğini, %50 değer kaybı oranının yüksek olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas bilirkişi kurulu raporunda, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile dava konusu taşınmazla yüzölçümleri birbirine yakın olan ve benzer özellikleri taşıyan ... Mahallesi 516 ada 3 parsel sayılı taşınmazı somut emsal olarak belirleyerek dava konusu taşınmazla somut emsali 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasınını (g) bendi uyarınca çerçevesinde kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerinin belirlememesinde isabetsizlik bulunmadığı, her iki taşınmazında imar yönünden benzer olduğundan düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmamasının yerinde olduğu, taşınmazın m² olarak belirlenen 105,00 TL/m² bedelinin fazla olmadığı, taşınmazın bulunduğu konumla uyumlu olduğu, taşınmaz üzerinde bulunan zirai muhdesatların değerinin İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine uygun olarak olarak hesap edildiği, arta kalan kısmın geometrik şekli ve yüzölçümü dikkate alındığında %50 değer azalışı verilmesinin yerinde olduğu, mahkeme hükmünde usul ve kanuna aykırılık tespit edilemediğinden; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, takdir edilen kamulaştırma bedelinin çok yüksek olduğunu, emsal taşınmaza ilişkin belediye yazısı bulunmadığını, emsal taşınmazın imar parseli olması nedeniyle % 40 oranında düzenleme ortaklık payı düşülmesi gerektiğini, arta kalan alan karayoluna cepheli hale geldiğinden değer azalışı bulunmadığı gibi değer artışı olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalılar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 12 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki... ili,...lçesi, ... Mahallesi 158 ada 12 (ifrazen 158 ada 105) parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. 3. Dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmının yüzölçümü, geometrik şekli ve kullanım durumu dikkate alındığında uygulanan değer azalışı oranının makul olduğu sonucuna varılmıştır. 4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi de yerindedir. 5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/12728, K. 2024/4196, T. 04.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2023-12728-e-2024-4196-k-18476a562e40