Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/12358 E. 2024/5556 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12358
- Karar No
- 2024/5556
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:... Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/947 Esas, 2023/1798 Karar DAVA TARİHİ : 26.03.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ:... Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/106 Esas, 2022/154 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle... Mahallesi 501 ada 18/A parsel sayılı taşınmaza fiilen yol yapılmak suretiyle taşınmaza fiilen el atıldığından tazminat bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alanın belediye kurulmadan önce... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı tarafından yapıldığını, belediyeleri tarafından herhangi bir yol genişletmesi, kaldırım çalışması yapılmadığını, husumetin kendilerine düşmediğini, taşınmazın büyük kısmının imar planında yolda kaldığını, el atma tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerektiğini, taşınmazın mimari proje gereği kamuya terkin edilmesi gerektiğini, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; el atma var ise tarihinin tespit edilmesi gerektiğini, raporda 1982 yılı hava fotoğraflarına göre fiili el atmanın gerçekleştiğinin görüldüğünü, vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini, haritaların yanlış yorumlandığını, maliklerce bahçe duvarı yapılarak kendi rızaları ile kamuya terk durumunun söz konusu olduğunu, emsal taşınmazların doğru seçilmediğini, metrekare birim bedelinin fahiş belirlendiğini, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, objektif değer azaltıcı unsurun hesaplanmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihindeki değerini belirleyen usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi taşınmazın imar durumu ve konumuna göre belirlenen bedelin uygun olduğu, dava konusu taşınmaza ilişkin usulüne uygun olarak yapılmış kamulaştırma işlemi bulunmadığı, böylece Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; mimari proje gereğince dava konusu taşınmazın kamuya terk edilmesi gerektiğini ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.” 3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) geçici 6 ncı ve 11 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak dava tarihindeki değerinin biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Dosya içerisinde yer alan ve aynı taşınmaza ilişkin olarak açılan... Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/53 Esas sayılı dosyasına sunulan fen bilirkişi raporunda “...1982 tarihli hava fotoğrafı üzerinde yapılan incelemede 18/A parselin doğusundaki yolun dar olarak açılmış olduğu, uydu görüntü hassasiyeti de düşüldüğünde yol ve kaldırım izinin olmadığı düşünülmektedir. 2006 tarihli hava fotoğrafına göre 1982 yılında yolun daha dar olduğu, kaldırımın oluşmadığı da el atmanın 1982 yılından sonra 2006 yılından önce olabileceği düşünülmektedir, kesin elatma tarihinin saptanması için yol genişletmesini yapan ilçe belediyesine sorulması gerekmektedir...” şeklindeki ibareye istinaden davacı idarece verilmiş olan cevap dilekçesinde, belediyelerince yol genişletmesi ve kaldırım yapılmadığı, Belediyeleri kurulmadan önce... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yol ve kaldırımın yapılmış olduğu beyan edildiğinden, dava konusu taşınmaza hangi tarihte fiilen elatıldığı... Büyükşehir Belediye Başkanlığından sorularak bu hususa ilişkin tüm bilgi ve belgelerin istenmesi; ayrıca dava konusu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin olarak, 04.11.1983 tarihine en yakın, öncesi ve sonrası haritalar, Harita Genel Komutanlığından istenilerek, Harita Mühendisi bilirkişiye inceleme yaptırılmak suretiyle, dava konusu taşınmaza hangi tarihte fiilen elatıldığının tespiti ile 04.11.1983 tarihinden önce fiilen el atılmış olduğunun anlaşılması halinde 5999 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6 ncı madde uyarınca fiilen el konulduğu tarihteki nitelikleri esas alınıp dava tarihindeki değerinin belirlenmesi ve maktu harç ile maktu vekâlet ücretinin hüküm altına alınması gerekmekte olup bu nedenle eksik inceleme ile hüküm kurulduğundan, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.