Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5200 E. 2024/4329 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5200
Karar No
2024/4329
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1360 E., 2023/1457 K. DAVA TARİHİ : 19.03.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ereğli (Konya) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/194 E., 2023/191 K. Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile davacının birlikte yaşadıklarını, davacının şehir dışında çalışıp kazandığı parayı davalıya biriktirmesi için verdiğini, dava konusu 8 numaralı bağımsız bölümü satın almaya karar verdiğinde davacının eşi ile devam eden boşanma davası nedeniyle taşınmazın geçici süreliğine davalı adına tescil edildiğini, taşınmazın satış bedeli olan 120 bin TL’nin 80 bin TL’sinin davacının kendi birikimi, 41 bin TL’sinin ise bankadan çektiği kredi ile davacı tarafından ödendiğini, davalının taşınmazı iade etmediğini, oysa davalının bu bedelde taşınmazı alabilecek maddi gücü olmadığını, ev hanımı olduğunu, banka kredilerinin davayı ispatladığını belirterek dava konusu 8 numaralı bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ve davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini, mümkün olmadığı takdirde dairenin bedeli karşılığında tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendi muvazaasına dayanamayacağını, hukuka ve ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi ve devamı için verilen şeylerin sebepsiz zenginleşme kurallarına göre istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davacı vekili; dava dilekçesi ve yargılama aşamasındaki yazılı ve sözlü beyanlarını tekrar ettiklerini, davalı tarafın ev hanımı olduğunu ve kendisinin herhangi bir gelirinin bulunmadığını, bu nedenle dava konusu taşınmazı alabilecek maddi gücünün bulunmadığını, ayrıca dava konusu taşınmazın bedelinin müvekkili tarafından ödendiğine dair bir çok delilin olduğunu, dava konusu taşınmazın geçici süreliğine davalı adına tescil edilmiş olması sebebiyle söz konusu satışın geçersiz ve yolsuz tescil olduğunu, İlk Derece Mahkemesince delillerin toplanmadığını, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, yemin deliline gidilmediğini, bilirkişi incelemesinin gerçekleştirilmediğini, tanıkların dinlenmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere ek olarak Yerel Mahkemece verilen kararda kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava inançlı işlemden kaynaklana tapu iptali ve tescil, terditli olarak tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir. 2. İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye başka bir anlatımla inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir. 3. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı HMK’nın 202 nci maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir. Ancak yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m. 188) yemin (HMK m. 225 vd.) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde mahkemenin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. 4. İnanılan tarafından taşınmazın üçüncü bir kişiye devredilmesi halinde inanan TMK’nın 1023 ve 1024. maddelerine dayanarak tapu iptali ve tescil talebini ileri sürebileceği gibi inanılanın akdi sorumluluğu gereği tazminat isteminde de bulunabilir. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5200, K. 2024/4329, T. 07.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5200-e-2024-4329-k-d374b836b444