Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2021/10189 E. 2022/17610 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/10189
Karar No
2022/17610
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmünün Yargıtayca duruşmalı incelenmesi davacı vekilince istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.12.2022 günü temyiz eden davacı vekili ve aleyhine temyiz olunan davalı Hazine vekilinin yüzlerine karşı, usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden aleyhine temyiz olunan bir kısım davalı vekilinin ve davalı asilin yokluklarında duruşmaya başlanarak gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü; - K A R A R - Dava, mahkeme kararı ile tapunun iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK'nın 1007 nci maddesi uyarınca Hazine'den, zapta karşı tekeffül hükümleri gereğincede davalılardan tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davalı ... ile ... hakkında pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... ile Hazine yönünden davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı Hazine vekilince yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince davacının TMK'nın 1023 üncü madesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı, kendi kusurlu durumu nedeniyle TMK'nın 1007 nci maddesine dayanarak tazminat isteyemeyeceğinden davalı Hazine aleyhinde açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; dava konusu Oğuzeli İlçesi, ... Köyü 4171 parsel sayılı taşınmaz tapuda ... adına adına kayıtlı olup, sahip olduğu başka taşınmazlarla birlikte o tarihte evli olduğu ...'e 02.03.1998 tarihinde satış suretiyle devrettiği, sonrasında bu kişi tarafından 26.03.1998 tarihinde trampa suretiyle ...'e, bu kişi de 24.06.1998 tarihinde davacıya satararak devrettiği, ...'ün ehliyetsizlik nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası açtığı, Oğuzeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/52 Esas, 2012/72 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davacı adına olan tapunun iptaline ve ... adına tapuya tesciline karar verildiği, kararın gerekçesinde, taşınmazın bulunduğu ve kısıtlının yaşadığı yerin küçük bir kasaba olması, nüfusunun az olması ve herkesin birbirini tanıdığı bir yer olması, yine akıl hastası olan ...'ü kasabadaki hemen hemen herkesin tanıdığı ve akıl hastası olduğunu bildiği, aynı yerde doğup büyüyen ve ikamet eden davalının bu durumu bilmemesi ya da duymamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca ilk devirden itibaren 4 ay gibi kısa bir sürede tapunun düşük bedellerle bir çok devir görmesi ve değerinin çok altında bedellerle maliklerin değişmesi karşısında tapu maliki davacı ...'ün iyi niyetli olmadığının açıkça tespit edildiği ve bu kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2013/19484 Esas, 2015/3519 Karar sayılı ilamı ile onanıp, aynı Dairenin 2016/1281 Esas, 2016/4504 Karar sayılı karar düzeltme talebinin reddine yönelik kararı ile 13.04.2016 tarihinde kesinleştiği eldeki davanın 19.07.2016 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda; kesinleşen Oğuzeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/52 Esas, 2012/72 Karar sayılı kararıyla davacının kayden satın aldığı taşınmazı iyi niyetle satın almadığının ve TMK'nın 1024/1 maddesi uyarınca yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişi olduğundan kazanımının korunamayacağı, davacının hakların kazanılmasına ilişkin olan TMK'nın 3 üncü maddesi uyarınca iyi niyetli bulunmadığı, hakların kullanılmasına ilişkin olan TMK'nın 2 nci maddesi uyarınca da dürüst davranmadığı, davanın hakkın kötüye kullanımının söz konusu olduğu, böylelikle de TMK'nın 1023 üncü ve devamı maddelerindeki korumalardan yararlanamayacağının belirlenmesine ve dolayısıyla davacının tapusunun iptali sebebiyle bir zararın oluştuğu kabul edilse bile, zarar ile tapu işlemleri arasındaki nedensellik bağının ağır kusuru nedeniyle kesildiğinden davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinde verilen karar ortadan kaldırılarak, davanın reddine ilişkin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün HMK'nın 370 inci maddesi gereğince ONANMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazine'ye irat kaydedilmesine, aleyhine temyiz olunan davalı Hazine yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 8.400,00 TL vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 06.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/10189, K. 2022/17610, T. 06.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2021-10189-e-2022-17610-k-89e7e5a772fa