Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/8804 E. 2026/5770 K. – İhmali Davranışla

Konu: İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2025/8804
Karar No
2026/5770
Karar Tarihi
Konu
İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/769 Esas, 2025/631 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2024 tarihli ve 2024/399 Esas, 2024/410 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3 madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 05.03.2025 tarihli ve 2025/769 Esas, 2025/631 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmemesi aleyhe istinaf olmadığından eleştiri konusu yapılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Anayasa Mahkemesince verilen hak ihlali kararından sonra yapılan yargılamada esas yönünden inceleme yapılmaksızın aynı kararın verildiğine, 03.01.2018 tarihli kararı tebellüğ eden Gülnur Yakışan'ın sanığın çalıştığı hukuk bürosu çalışanı olmadığına, tebliğin usulsüz olduğuna, Tebligat Kanunu'ndaki düzenlemeler doğrultusunda tüm kararların asile de tebliğ edilmesinin zorunlu olduğuna, sanığın eylemi ile netice arasında nedensellik bağı bulunmadığına, hükmün bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin Kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2025/8804, K. 2026/5770, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2025-8804-e-2026-5770-k-584333f4878e