Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/1946 E. 2026/7809 K. – İcrai Davranışla

Konu: İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1946
Karar No
2026/7809
Karar Tarihi
Konu
İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2777 Esas, 2024/2852 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2024 tarihli ve 2023/418 Esas, 2024/239 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine hükmedilmiştir.

B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 05.11.2024 tarihli ve 2024/2777 Esas, 2024/2852 sayılı Kararı ile katılan ve vasisinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılanın Temyiz İstemi Cezasının kesinleşmesi üzerine cezaevine girmeden önce sanık avukatın yanına giderek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunması için konuştuğuna, sanığa 500,00 TL masraflara mahsuben ödeme yaptığına, cezaevine girdikten sonra süreci eşinin takip ettiğine, sanığın başvuruyu yaptığını söylediğine, dosya arasındaki yazışmalardan da bu hususların doğrulandığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Suç tarihinde ... Barosuna kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın sanık olarak yargılandığı Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/135 Esas sayılı dosyasında müdafiiliğini üstlendiği, katılanın 7 yıl hapis cezasına mahkumiyetine dair kararın kesinleşmesi üzerine, karara yönelik Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmak üzere sanığın eşi ...'den masraf ve vekâlet ücretine mahsuben 600 TL aldığı halde gereğine tevessül etmediği iddia edilen somut olayda; sanık ile katılan arasında bireysel başvuruda bulunulması için anlaşma olduğuna ve masraf verildiğine dair delil bulunmadığı gerekçesi ile beraat kararı verilmiş ise de maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından, katılanın sanığı vekil tayin ettiğine dair vekaletnamenin aslı veya onaylı sureti dosya arasına alınarak Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunma yönünden de vekil tayin edilip edilmediğinin tespiti, katılan tarafından daha sonradan Anayasa Mahkemesine herhangi bir başvuru yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise akıbetinin araştırılması, katılanın eşi olan ...'in ayrıntılı beyanlarının alınması ile objektif cezalandırma koşullarından birinin oluşup oluşmadığının denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılmasından sonra hasıl olacak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeler sonucu verilen beraat hükmüne ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılanın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi gereği Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.07.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2025/1946, K. 2026/7809, T. 13.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2025-1946-e-2026-7809-k-dcf85f6e7640