Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/11132 E. 2026/6599 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/11132
- Karar No
- 2026/6599
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/... Esas, 2025/655 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM: Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanıkların atılı suçtan mahkumiyetlerine dair ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2018 tarihli ve 2013/13 Esas, 2018/29 sayılı Kararının istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 12.10.2020 tarihli ve 2020/... Esas, 2020/2645 sayılı Kararı ile "Sanıkların hangi dönemde hangi sürelerle görev yaptıkları, hangi eylemlerden neden sorumlu oldukları, genel kurul kararları ile seçilen yönetim ve denetim kurullarında adları geçenlerin istifa veya başka sebeplerle değişmiş olmasından kaynaklanan sorumluluk değişikliklerinin, genel kurul toplantısında yapılan seçimlerin 2005 Haziran ve 2007 Haziran tarihlerinde yapılmış olmasına rağmen bazı eylemlerin sadece 2006, 2007 gibi yıl bazında cezai sorumluluk tesbiti yoluna gidilmesine sebebiyet verilecek şekilde yargılama sürecinin dosya kapsamı ile uyumlu olmayan bilirkişi raporları üzerinden sürdürülerek neticelendirilmiş bulunması" gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-d ve 289/1-i maddeleri uyarınca hükümlerin bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen, sanık ...'ın yüklenen suçtan beraatine, diğer sanıkların ise aynı suçtan mahkumiyetlerine dair 07.06.2022 tarihli ve 2020/453 Esas, 2022/279 sayılı Kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 29.12.2022 tarihli ve 2022/... Esas, 2022/2903 sayılı Kararı ile "Sanıkların eylemlerinin TCK'nın 247/2. maddesinde belirtildiği biçimde zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenip işlenmediğine ilişkin delillerin toplanıp, değerlendirilmeksizin ve tartışılmaksızın yazılı gerekçelerle mahkumiyetlerine, keza sanık ... hakkında da iddialarla uyumlu olmayan ve iddiaları karşılamayan gerekçelerle beraatine karar verilmesi..." gerekçesiyle 5271 sayılı Kanunun 280/1-d ve 289/1-i maddeleri uyarınca hükümlerin bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 30.05.2024 tarihli ve 2023/27 Esas, 2024/233 sayılı Karar ile sanıklardan ...'ın yüklenen suçtan beraatine, ..., ..., ... ve ...'un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 247/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 10 yıl, ... ve ...'ın aynı kanun maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezaları ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. B. İstinaf Katılan vekilinin ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvuruları üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 06.03.2025 tarihli ve 2025/... Esas, 2025/655 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-a maddesi uyarınca hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıklar ..., ..., ... ve ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanıklar hakkında eksik ve yasaya aykırı değerlendirme yapıldığına, sanıkların suç işleme kastının bulunmadığına, sanıkların menfaat sağlamadığına, bu nedenlerle kararların bozulması istemine ilişkindir. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Dosya kapsamında yer alan bilgiler, bilirkişi raporu, ... kontrolörlerince düzenlenmiş soruşturma raporları ve tanık ve katılan beyanları dikkate alındığında sanık ... hakkında verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık ...'ın da diğer sanıklarla birlikte hareket ederek tüm sanıkların zimmetin açığa çıkmasını engelleyici davranışta bulunduklarına, tüm sanıkların nitelikli zimmet suçundan cezalandırılmaları gerektiğinden kararların bozulmasına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e,f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir: ''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.'' Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur. Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 07.02.2018 tarihli hükme yönelik istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 12.10.20 20... .12.2022 tarihli bozma kararları, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozma kararlarına uyularak verilen 07.06.20 22... .05.2024 tarihli hükümler ile bu hükümlere yönelik istinaf incelemelerine ilişkin 12.10.2020, 29.12.20 22... .03.2025 tarihli kararlar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 07.02.2018 tarihli hükümler yönünden 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere aynı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde karar verildi.