Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/8513 E. 2026/6202 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/8513
- Karar No
- 2026/6202
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/921 Esas, 2021/1831 Karar SUÇLAR : Zimmet, irtikap, nüfuz ticareti, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Sanıklar ... ve ...'a isnat edilen bir kısım eylemlere ilişkin zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarında eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulü ile kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilip hükümler düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, diğer sanıklar hakkında atılı suçlardan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyizi üzerine yapılan ön incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/9. maddesinde, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un 253/6. maddesine paralel bir şekilde; "derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği" hüküm altına alınmış olup, anılan maddenin gerekçesinde de "fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hallerde derhal beraat kararı verilebileceği"nin belirtilmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.06.2016 tarihli ve 126–207 sayılı Kararı başta olmak üzere yerleşmiş uygulamasında "Zamanaşımının gerçekleşmesi durumunda derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller hariç öncelikle beraat değil, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi aksi halde yani derhal beraat kararı verilmesini gerektiren hallerde ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.12.2012 tarihli ve 864-1861; 26.06.2012 tarihli ve 978-2 50... .01.2007 tarihli ve 254-5 sayılı Kararları başta olmak ve Özel Dairelerce de benimsenmiş olan birçok kararında da açıkça vurgulandığı gibi yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtay tarafından resen zamanaşımı kuralı uygulanarak kamu davasının düşmesine karar verilmesinin zorunlu olmasına göre eylemin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir hal başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığından zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle mahkemece resen ve diğer iddialardan önce davanın düşmesine karar verilmesi zorunluluğuna riayet edilerek, İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen beraat hükümlerinin kaldırılarak eylemlerin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilip hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin karara karşı adı geçen sanık müdafiinin temyizinde hukuki yarar bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkında irtikap, nüfuz ticareti, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın 5271 sayılı Kanun'un 286/2-g maddesi gereğince kesin olduğu ve temyizi kabil nitelikte olmadığı anlaşılmıştır. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ve sanıklar ... ile ... hakkında zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarında, eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü ile kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilip hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine dair hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, katılan vekilinin bu hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2021 tarihli ve 2011/316 Esas, 2021/73 sayılı Kararı ile tüm sanıklar hakkında zimmet suçundan, sanıklardan....ve ... hakkında ayrıca resmi belgede sahtecilik suçundan beraat hükümleri kurulmuştur. B. İstinaf O yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin istinaf talepleri üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 29.12.2021 tarihli ve 2021/921 Esas, 2021/1831 sayılı Kararı ile sanıklar .... ve ... hakkında zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarında kurulan beraat hükümlerinin kaldırılarak isnat edilen eylemlerin kül halinde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağının kabulü ile kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilip hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine, diğer sanıklar hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının ise doğrudan esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanıklar Ali ve İnan'ın eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçunu değil zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğuna, diğer sanıkların eylemlerinin de zimmet suçuna vücut verdiğine ve sair hususlara ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Batman Sosyal Hizmetler İl Müdürülüğünce verilen Özürlü Evde Bakım Hizmetleri ile Ayni ve Nakdi Yardım Hizmetlerinde evrak kayıt defterinde kasten bırakılan boşlukların sonradan doldurularak fazladan ödeme yapılması ayrıca normalde ödeme yapılmaması gereken şahıslara ödeme yapılarak üçüncü kişilere haksız menfaat temin edilmesi suretiyle zimmet suçunun işlendiği iddia edilen somut olayda; iddianamede zimmet olarak nitelenen eylemler arasında gerçekte hak etmeyen kişilere engelli bakım parası ya da ayni ve nakdi yardım hizmetlerinin verilmesi suretiyle kamu zararına neden olunduğunun belirtilmesi, İlk Derece Mahkemesince alınan 20.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda da yapılmış olan haksız ve fazladan ödemeler yönünden sanıkların ve dava dışı bazı şahısların sorumluluklarına dair görüş bildirilmesi, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığınca tanzim edilen raporlarda gerçek durumu yardım almaya uygun olmayan kişiler olduğuna dair tespitlerin bulunması nazara alındığında, dosyanın tüm ekleriyle birlikte yeni bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek sanıkların ödeme yaptıkları kişilerin gerçekte sosyal yardımı hak edip etmediklerinin ayrı ayrı incelenmesi, hak etmeyen kişilere ödeme yapılmış ise fazla ve gereksiz ödemenin miktarı ile hangi sanığın hangi miktardan sorumlu olduğunun net olarak tespitinden sonra sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1) Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiinin müvekkili hakkındaki hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ve katılan vekilinin ... ve ... dışındaki diğer sanıklar hakkında irtikap, nüfuz ticareti, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlara yönelik temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE, 2) Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, bozma kararının niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi gereği Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.04.2026 tarihinde karar verildi.