Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/5474 E. 2026/6201 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5474
Karar No
2026/6201
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Zimmet, nitelikli dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme ve değiştirme, ihmali ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Beraat (sanık ... hakkında nitelikli zimmet suçundan), mahkumiyet (sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet, ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisinin zincirleme resmi belgede sahteciliği, ... ve ... hakkında zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçlarından), kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi (sanıklardan ... ve ... hakkında bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme ve değiştirme, ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma, ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından)

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanık ... hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine ilişkin kararı temyizde hukuki yararı bulunmadığından müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin katılanlardan ... vekilinin beraat ve mahkumiyet, ... vekilinin beraat ve düşme, sanıklar müdafiilerinin ise müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 1)Sanıklardan ... hakkında nitelikli zimmet suçundan kurulan beraat, ..., ... ve ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, ... ve ... hakkında zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklardan ... ve ... hakkında bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme ve değiştirme, ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma, ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair hükümler yönünden sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının 1, 2, 3, 4 ve 5. bentlerinde yer alan ''düşürülmesine'' ibarelerinin “düşmesine” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK, delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafiileri ile katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle sanıklardan ... hakkında nitelikli zimmet suçundan kurulan beraat hükmü ile ..., ... ve ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, ... ve ... hakkında zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin DOĞRUDAN ONANMASINA, 2) Sanık ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Suç tarihinde ... Belediyesinde merkez vezne tahsildarı olarak görev yapan sanığın Belediyeye ait 30 adet taşınmazın satışından elde edilen gelirleri, tahsilatlara konu makbuzları iptal etmek ya da gerçek bir makbuzun numarasını mükerreren başka bir satış işleminde kullanarak sahte makbuz düzenlemek suretiyle diğer sanıklarla iştirak halinde 234.339,29 TL parayı mal edindiği iddialarıyla açılan kamu davasında; 18.06.2014 tarihli mahkumiyet hükmünün Dairemizin 20.12.2018 tarihli ilamı ile; "... sanık ...'in veznesinden, alıcı ... adına 858,45 TL taşınmaz satış bedeli tahsil edilerek (C) serisine bağlı 146738 seri numaralı makbuzun düzenlendiği, daha sonra bu makbuz numarasının ... adına 1.775,90 TL, ... adına da 8.144,83 TL olarak tahsil edilen taşınmaz satış bedelinde mükerrer şekilde kullanılmak suretiyle 2 adet sahte makbuz düzenlendiği, ... adına ödenen 001186 seri no'lu 5.420,38 TL'lik makbuza konu tahsilatın ise sanık ... tarafından iptal edildiği, iç denetçi, ön incelemeci ve bilirkişi raporlarında yer alan tespitlere göre belirlenmekle birlikte, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda sanık ...'in olayda bir kusurunun olmadığı görüşüne yer verilmesi, sanık ...'un aşamalardaki savunmalarında sanık ...'in olaylarla ilgisinin bulunmadığını beyan etmesi, sanık ...'in de suçlamayı kabul etmemesi ve hakkında zimmet suçundan kamu davası açılırken resmi belgede sahtecilik suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi hususları da gözetilerek maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer kalmayacak şekilde ortaya çıkarılması açısından, öncelikle sanık ...'in veznesinde düzenlenen makbuzlara konu ödemeleri gerçekleştiren ..., ... ve ... isimli kişilerin beyanlarına başvurularak ödemeleri hangi vezne görevlisine yaptıklarının kendilerine sorulmasından, sanık ...'un yeniden dinlenerek ...'in veznesindeki işlemleri kendisinin ne şekilde gerçekleştirdiğinin açıklattırılmasından, sanıkların görev yaptıkları döneme ilişkin yargılamaya konu tüm belgelerle birlikte dosyanın Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdi ile her bir sanığın sorumluluğunu, gerçekleştirdiği eylemleri (makbuz düzenleme, iptal, geliri sıfırlama, mükerrer olarak sahte makbuz düzenleme gibi) ayrı ayrı irdeler, müfettiş ve daha önce alınan bilirkişi raporundaki çelişkileri de karşılar şekilde uhdelerinde belediyeye ait para bulunup bulunmadığına ilişkin ayrıntılı rapor alınmasından sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle bozulduğu, bozma üzerine yapılan yargılamada adı geçen tanıkların ödemeyi kime yaptıklarını hatırlamadıklarını, 02.10.2020 tarihli celsede beyanı alınan sanık ...'un ise iptal işlemini sanık ...'in bilgisi dışında onun bilgisayarından yaptığını yinelediği, bozma üzerine aldırılan bilirkişi raporuna göre sanık ...'in veznesinden yapılan iki tahsilattan birinin sanık ... tarafından iptal edildiği, diğer iptal işleminin ise kimin tarafından yapıldığının tespit edilemediği nazara alındığında, bozma sonrası yapılan yargılamada aleyhinde delil elde edilemeyen sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kanuna aykırı, katılan ... vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/5474, K. 2026/6201, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2022-5474-e-2026-6201-k-c6cf9d6017e7