Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/5016 E. 2026/6467 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5016
Karar No
2026/6467
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/... Esas, 2021/354 Karar SUÇLAR: İhaleye fesat karıştırma, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Temyiz isteminin reddi, onama, kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesine göre özel belgede sahtecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin kamu davalarına katılma ve aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, vekilinin bu suçtan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin katılanlardan Hazine vekilinin ihaleye fesat karıştırma suçundan dönüşen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükmüne, ... vekilinin ise tüm hükümlere yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ...'a yönelik ihaleye fesat karıştırma isnadının sübutu halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, bu suçun ve sanıklar ... ile ...'e isnat edilen özel belgede sahtecilik suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. ve 207/1. maddeleri uyarınca belirlenecek cezalarının üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 2011 yılı ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği tespit edildiğinden, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/5016, K. 2026/6467, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2022-5016-e-2026-6467-k-6f051fa84ca8