Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/2396 E. 2013/1241 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/2396
- Karar No
- 2013/1241
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet almak ve resmi belgede sahtecilik (sanık ... hk.), rüşvet vermek ve resmi belgede sahteciliğe yardım etme (diğer sanıklar hk.) HÜKÜM : Sanık ...'in atılı suçlardan, diğer sanıkların ise rüşvet verme ve resmi belgede sahteciliğe azmettirme suçundan mahkümiyetlerine Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Sonuç ceza miktarına nazaran sanık ... müdafii ile sanık ... müdafiin duruşmalı temyiz taleplerinin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün ve 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşılmakla; anılan Kanunun rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede; Sanık ...’nın Azerbaycan vatandaşı olup, sanık ... ile arkadaş olduğu, yine sanık ...´in de sanık ...'ın arkadaşı olup, aynı zamanda Dilucu Kara Hudut Kapısında servis şoförü olarak görevli polis memuru olduğu, sanık ...´in ise sanık ...´in arkadaşı olup, aynı zamanda Dilucu Kara Hudut Kapısında çıkış işlemleri yapmakla görevli polis memuru olduğu; sanık ...'nın 10/04/2006 tarihinde iki aylık vize ile Türkiye´ye yasal yollardan giriş yaptığı, fiilen giriş ve çıkış yapmaksızın sadece pasaport üzerinde hayali giriş ve çıkış işlemi yaptırmak suretiyle bu iki aylık süreden sonra da Türkiye'de kalmaya devam etmek istediği, bu işin gerçekleştirilmesi karşılığında sanık ...'nın, arkadaşı olan sanık ... aracılığıyla tanıdığı, sanık ...'e 400 Amerikan Doları para verdiği, sanık ...'in para ile pasaportu aldıktan sonra 06/06/2006 günü pasaport üzerinde hayali çıkış işlemi yaptırdığı, henüz hayali giriş işlemi yapılmadan önce sanık ...'in giriş işlemi için ayrıca 200 Amerikan Doları daha istediği, sanık ...'nın 200 Amerikan Doları daha verdiği, ancak giriş işlemi tamamlanmadan önce sanık ...'nın bir başka adli soruşturma kapsamında Iğdır ilinde bulunan bir otelde pasaportsuz olarak yakalandığı ve olayın sanıklar Jamıla ile Hakan'ın ifadeleriyle ortaya çıktığı şeklinde oluşu kabul edilen olayda; 1- Sanık ... hakkında rüşvet almak ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkümiyet hükümlerinin incelenmesinde; Sanık ...’in şifresi kullanılmak suretiyle sanık ...'nın pasaportunda 06/06/2006 tarihinde hayali çıkış işleminin yapıldığı, bu işlemin bizzat sanık ... tarafından diğer sanıklardan aldığı rüşvet karşılığında yapıldığına ilişkin savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak, mahkümiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın bu suçlardan beraeti yerine yazılı şekilde mahkümiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesi uygulanırken, aynı maddenin 1. fıkrasındaki hangi hak ve yetkinin kötüye kullanıldığının ve yasaklandığının gösterilmemesi suretiyle infazda tereddüde neden olunması, 2- Sanık ..., Hakan ile Jamıla hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkümiyet hükümlerinin incelenmesinde; Sanıklar Hakan ve Jamıla'nın azmettirmesi sonucu sanık ...'in sanık ...'nın pasaportunda 06/06/2006 tarihinde hayali çıkış işlemi yaptırdığı, sanık ...'in Dilucu Kara Hudut Kapısında servis şoförü olarak görev yaptığı, giriş ve çıkış işlemlerinde herhangi bir görevinin bulunmadığı nazara alındığında eylemin memur olmayan kişinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturduğu halde TCK'nın 204/1. maddesi yerine yanılgılı değerlendirmeyle aynı Kanunun 204/2. maddesiyle uygulama yapılması, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, sanıkların sadece kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmalarına ilişkin hak yoksunluklarının koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyları dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakılmalarına hükmedilmesi, 3- Sanıklar ... Cem, Hakan ile Jamıla hakkında rüşvet vermek suçundan kurulan mahkümiyet hükümlerinin incelenmesinde ise; Sanık ...'in Dilucu Kara Hudut Kapısında servis şoförü olarak görev yaptığı, giriş ve çıkış işlemlerinde herhangi bir görevinin bulunmadığı nazara alındığında eyleminin 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki haliyle TCK'nın 255/1. maddesinde tanımlanan "yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama" suçunu oluşturduğu; diğer sanıklar Jamıla ve Hakan'ın ise bu suçun mağduru konumunda oldukları anlaşılmakla; sanık ...'in yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçundan dolayı mahkümiyetine karar verilmesi gerekirken suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde rüşvet vermek suçundan mahkümiyetine, sanıklar Jamıla ve Hakan'ın beraetlerine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde mahkümiyetlerine karar verilmesi, Kabule göre de; Rüşvet suçunun sanıklar Hakan ve Jamıla'nın hazırlık aşamasında verdikleri ifadelerle ortaya çıkmış olmasına rağmen, bu sanıklar hakkında TCK'nın 254/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, sanıkların sadece kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmalarına ilişkin hak yoksunluklarının koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, altsoyları dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakılmalarına hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanık ... ile diğer sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.